Tag Archives: trabzon

“Teyze ” diye yazılır , “Teyzoş” diye Okunur ;)

Standard

Benim teyzem aslan burcu olmasının etkisi ile , tamamen dışa dönük ve pozitif kişiliği ile , bu dünyaya iyilik yapmaya gönderilmiş , gönderilirkense fazla dikkat çekmesin diye sırtına kanat eklenmemiş nadide meleklerden biridir..Özeldir, kendisi insan değil gerçek bir melektir..

( Kına gecemden bir kare.. Soldaki annem , sağdaki Teyzem 🙂 Ne kadar masumlar değil mi? Kına gecemden bir gece önce üçümüz birbirimize girmiştik..Cici hanımlar siziii ,şimdi sorsan hatırlamazlar …)

Teyzem Trabzon’da yaşıyor ama bir ayağı hep İstanbul’da , bir eli de hep bizim üzerimizdedir..

Teyze yandım dersin teyzem elinde bir leğen su ile gelir..

Kız isteme, nişan ,düğün , kına , yemin töreni, diploma töreni ,gelin evi yerleştirme  gibi organizasyonlarda yiğenleri için mutlaka hazır ve nazır bulunur..Organizasyon günü belli olsun ,valizi çoktan hazırlanmıştır onun..

( Bu arada yiğeni olmanıza gerek yok, komşusunun çocuğu , arkadaşının yiğeni ya da bir akrabası olabilirsiniz…Hatta yakını olmanıza gerek yok yardıma , ya da ilgiye muhtaç olmanız yeter.. )

Telefonda ” Trabzon’da yediğim hurmalar ne güzeldi ” dersin ertesi gün iki kilo hurma kargoya verilir ,kapıya gelir..

Herşeyi abartı bir şekilde iyi yönünden düşünür..Teyzemin kafasına odunla vursalar , teyzem ” olsun kimbilir onların da ne sıkıntısı vardı o anda” der..

Bir bayram abimle ikimizin başımızda kavak yelleri estiği bir dönemdi sanırım , teyzemi aramayı unutmuşuz , akşam olmadan teyzem bizi arayıp , ” bu saat oldu aramadınız, dedim ki ben bu Muratla Ebrar’ın teyzesi değil miyim? beni niye aramıyorlar acaba?!” =) Teyzemizsin elbet , öyle bir hissettirmişsin ki iliklerimize kadar bizimsin 🙂 ( Bir sitem et , gıcıklık yap değil mi? yok yapmaz, hemen empati kurar ..)

Annemle birbirimize gireriz ,teyzem ayırır,ortalığı yatıştırır, sinirler dağıldığında ise kim haksızsa yüzüne, gözüne söyler.. Haklı olan bensem orada ortaya çıkar zaten ama annemin olmadığı bir an teyzem beni sıkıştırır ve ” kardeşimi üzmeye hakkın yok biraz alttan al sende ne var!? ” diye etimi çimdirmekten de geri kalmaz..

(Ebrashca tabii ki etkilenmez keyfine bakar 😉 )

3-4 ay önce annemlerin çok sevdikleri teyzeleri vefat etti.. Cenazeden sonra teyzem İstanbul’a geldi, bir akşam benim elim yandı , annemden daha önce hazırlamış olduğu sarı kantaron yağından yapılan karışımdan sürmesini istedim..

Annem yağı çıkardı bana sürdü, kapağını kapattı.. Baktıı ..baktıı..Teyzeme dönüp :

– Ayşe hatırlıyor musun rahmetli teyzem yapmıştı bunu.. Allahım gani gani rahmet eylesin..Nurlar içinde yatsın ..( Ve gözleri dolar..)

Teyzem aynı anda bir  yağa bakar.. bir anneme.. Donuk bir sesle ” İyi de onu ben yaptım sana teyzem diil ki ” ?!?!

-Aaaaa ay ben onu teyzem yaptı sanıyoruuuuuuuuum !!

( Yanılmışsın anneciğim senin teyzen değil benim ki yapmış 😉 )

Teyzem benim ve annemin evinin bütün ölçülerini bilir.. Kapı ölçüsü, pencere.. masa.. ” hayır ebrar senin mutfak masan 90 x 70 cm! ”

Bu detayları bilir çünkü mutlaka eliyle uğraşıp yollayacağı bir hediyesi vardır..

Hediye almada sınır tanımaz..Bir defasında anneme elektrik süpürgesi almıştı.. Bu anormal değil tabii.. Anormal olan , teyzemin taa Trabzondan uçakla gelirken ,elektrik süpürgesini 8 parçaya ayırıp bavuluna sıkıştırmasıydı.

Gece yarısı telefon çalar, teyzem ” ben geldiiiiim!! annen aratmadı  ama ben dayanamadım aradım.. Sürpriz yaptım sizeeeeeeeeee” ( enerjimi kimden aldığımı merak edenlere adres: Teyzeeem 🙂 ..) Tabii o saatten sonra evde dur durabilirsen 😉

Bugün benim teyzemin doğumgünü, şuan tabiiki evinde olması sebebi ile doğumgünü şenliklerini birlikte yapamıyoruz , ama buradan ona bu yazım hediye etmek istiyorum..Onu çok ama çok seviyorum.. Allah’ım onu benim başımdan eksik etmesin.. Canım teyzem , iyi ki varsın..

Reklamlar

En kötü günümüz böyle olsun..Anneannem hep benimle olsun..

Standard

Dün gece anneanneciğimin koynunda son gecemdi ,bir minik tatilimizin daha sonuna geldik böylece ..Bu gece teyzeciğimle birlikte İstanbul’a dönüyoruz,

Size anneannemin evinden bazı enstanteneler göstereceğim..

( Anneannemin manzarası 🙂 )

 

(Saatli maarif her zaman ki gibi en baş köşede 🙂 Bugün doğanlar için isim ise “Danyal ” ve “Gülsüm” yani değişen bir şey yok anlaşılan .. 😉 )

( Anneanneciğimin emektarı 🙂 )

 (Kıymalı anneanne böreği (tava böreği de denebilir 😉 )

( Bu sevimli (!) fil ise benim çeyizimdeydi,kendisi bir huni , annem bu huniyi aldığı gün  ben kıyameti kopartmış ,bu koca kulaklı şeyi istemediğimi söylemiştim ,annem bu anormal tepkime sinirlenmiş, anneannemse bizi yatıştırmak için “tamam ben sevdim , kullanırım “demişti..O gün bu gündür fil anneannemle yaşıyor 🙂 Beğenenler için Kanyon’daki “Karınca” mağazasından almış.Şuan her rengi mevcut 😉

Anneannemin eski evi (yani annemlerin doğup büyüdüğü ev ) şehrin göbeğinde ,ahşap 2 katlı, koskocaman avlusu olan bir evdi..Çocukluğumda yaz tatillerinde gittiğimizde bu ahşap gacır gucur ev beni hem korkutur ,hem de büyüsüne çekerdi..İçi antikalarla dolu bir ev.. Neler yaşanmış , neler görmüş bir ev..Biz ilkokula giderken bir yaz yine Trabzon’a  gitmiştik, o gece sel felaketi oldu ve o koskoca tarih sular altında kaldı..Biz ailece, anneannem ve teyzemler son anda çıkarıldık evden..Evden annemin kucağında  çıkarken son kez arkama baktığımda ,gördüğüm tek şey anneannem ve babamın sularla boğuştuğuydu..Anneannemin ağladığını sadece orada görmüş ,bir daha da bu konuyla ilgili gözyaşı görmemiştim.. O evden sağ çıkmıştık sonuçta..O curcunada yandaki apartmanın üst katında oturan yaşlı bir teyzecik bizi evine kabul etmişti. Hemen kadıncağızın evine geçip pencereden baktığımızda ,o koskoca  ev ,eşyalar, koskoca bir tarih çamurların altında kalmıştı..Siz şimdi düşünebiliyor musunuz? bir ömrü geçirdiğiniz  eviniz yarım saat içinde sulara gömülüyor..Ne travmatik bir olay..Benim anneannem travma yaşamadı..Psikologlara taşınmadı..Mutlaka üzüldü ama bunu malzeme yapmadı..Sadece Allah’a şükretti..Evde sular altında herhangi birimiz kalabilirdik.. Gülşah daha minik bir bebekti..Bizler çocuktuk..

Bir ev yıkılır.. Daha iyisi yapılır..Daha güzel eşyalar belki de daha rahat bir hayat yaşanır..Önemli olan sabretmek dahası şükretmek..

Şimdi bakıyorum (ben de dahil olmak üzere ) en ufak bir olumsuzluğa tahammül edemiyoruz..Kimseye eyvallahımız yok ,acaba şu olayın yarısını bire bir yaşasak hangimiz dimdik ayakta kalabiliriz..

Kötü günler geçip gider ,arkanıza dönüp bakmazsınız bile ,birşeylerin peşinde koşturur durursunuz ,olsun diye dualar edersiniz ,olmaz..Çünkü çok daha iyisi olacağı içindir..Tercih ettiğiniz,peşine takılıp gittiğiniz yol sizi hep mutluluğa ulaştırsın..Yol boyunca kar yağar, yağmur yağar ama sonu hep sıcacık güneşle ,baharla bitsin inşallah..Bütün mutluluklar sizin olsun..Siz bu yazıyı okurken ben uçakta olacağım ,iyi yolculuklar banaa, yolum açık olsuuun  😉

Anneannem Can’dır..

Standard

Yazarınız bugün anneannesinin Trabzon’daki evinden bildiriyor.Herkesin -kendi anneannesi- gibi benim anneannem de “dünyanın en tatlı anneannesi” dir 😉 Çok komik esprileri vardır,bir aradayken mutlaka gülmekten öldürür,hele sinirliyken gülmekten çatlayabilirsiniz 🙂

(Yerim onun tatlı yüzünüüüüü..)

Öyle televizyonun karşısına çakılıp her güne bir dizi izlemez..Ya Discovery Channel’da belgesel izler, ya TRT ‘de bir söyleşi ya da sanat müziği konseri dinler..Mutlaka bulmaca çözer,Kur’an okur,saatli maarif takviminin sayfalarını okur.

(Hala kalmış mıdır o takvimlerden ?Nereden bulur? Anlayan beri gelsin..)

Çocukluğumda anneannemin evine ne zaman gelsek her gün takvimin yaprağını kopartıp herkesten önce okumaya bayılırdım.(Hatta bazen abartıp birkaç sayfa fazla kopardığımda anneanneciğimden azarı da yerdim .. ” Bırak şunun yakasını!!! ” ya da ” Pirak şunun yakasini!! ”

Saatli maarif takviminin  içinde bulunan günlük “bugün doğanlara kız- erkek ismi” kısmındaki isimler en gıcığıma gidenlerdi.Sene olmuş 1993 (yani o zamana göre çok ileri bir tarih ) ama kız ismi “Huriye” erkek ismi “Arif “??! Yani şöyle “Berk” yaz “Damla ” yaz değil mi?

Anneannemin evi fotoğraflarla doludur,her yerde çerçeveler ,içlerinde fotoğraflar ve her çerçevenin kenarcığına iliştirilmiş bir de vesikalık fotoğraf bulunur .Eskiden insanlar birbirlerine vesikalık fotoğraflarını verirlerdi yabir gün anneannemin dolaplarını karıştırırken bir tomar vesikalık bulmuş ,bir koşu anneannemin yanına oturmuştum..İçlerinden tanıdıklarımı ayırmış ,kalanları ise anneanneme sorarken ,içlerinden sakallı bıyıklı bir adamın resmi çıktı ;

(Amca tam olarak bu değil ama bu tip bir adamdı ..Vay bee akrabamıza bak Fransız tarzı tam bir Parisien 😉 )

 “Peki bu kim anneanneee??”  , “Uy kız kim bu herif ?!?!?!?” demez mi? Yani ben ne bileyim anneanne , fotoğraflar senin..Neyse uzun uğraşlar sonucu “hee bu benim halamın oğlunun dıdıdıdıdıdıdı…..” olduğunu hatırladı..Yani tepkilerden anneannemin akrabasına nasıl bir gönül bağı içerisinde olduğunu anlamışsınızdır 🙂

Şuan anneanneciğimin denize nazır evinin penceresinden hem denizi izliyorum hem de yazıyorum..Güneşin ışıl ışıllığı,denizin mavisi ,bu evin huzuru..Ben  bir hafta daha buradayım ,size de harika bir hafta diliyorum..Çok başarılı, bol kazançlı, heyecan dolu bir hafta sizin olsun..Aklınıza gelmeyecek bomba gibi olaylar sizi bulsun 😉 Kısmetin nereden geleceği belli olmasın.. ” Allah yapar ,kullar şaşar ” deyin keyfini çıkarın 😉