Tag Archives: tatil

Haftasonu Enerjiniz :)

Standard

Harika bir cuma günü sizin olsun , okulda büyük bir ciddiyetle İstiklal Marşı’nı okuyup ,marş bittikten sonra sağa sola dağılan enerji bombası çocuklar gibi nereye koşacağınızı şaşırın 🙂 Bütün önemli işler bugün bitsin , önemli kararlar bugün verilsin ve hafta sonuna bommmmba gibi girilsin..Gezmeden gezmeye koşun , sevdiklerinizle sevgi sellerine boğulur , ha “yok ben evde oturmayı tercüih ediyouurum” diye ağzınız gözünü ayrı yere gidiyorsa  , evinizin huzuru devam etsin , TV.de bile en çok özlediklerinizi izleyin..Pazartesiye kadar enerji depolayalım , zaten pazartesi sabahı şarjımız yine bir çubuk kalacak 😉

Neşeli günleeer!

ÇEŞME’yi Açık Bıraktık ;)

Standard
Efendim yine baştan uyarayim okuyacağiniz yazi görselleriyle birlikte ,çocuklarin zihinsel ve bedensel gelişimi için ziyadesiyle gereksiz olacağindan yaziyi tatil özlemi çeken ,”bu yaz olmadi şekerim seneye inşallah “diyen okurlarimizin okumamalarini rica ediyorum 😉
 
Çeşme’deyiz..Hayatimin 4,5 yilini geçirdiğim senelerdir kendisini yurtdişi tatilleriyle aldattiğim ama bu yıl özlemine dayanamadiğim canim Çeşmem..( Yok bu defa ağlamicam geldiğimden beri ağla ağla helak oldum ,Cenk’in ruhu sıkıldı,içi şişti beni cami avlusuna birakmakla tehdit etti..)
Neyse adı üstünde tatil ..Nasıl geçebilir ki?
 

Bavullar toplanır.. ( şuradan hatırlayabilirsiniz..) Yollara düşülür..Gelir gelmez valizler odaya tepilir ve kumru yemeye Hikmet‘e koşulur.. Bizim favori kumrucumuz yıllardır kendisidir..Bi’tanedir..Lezzetli mi lezzetlidir..Alaçatı ve Çeşme merkezde şubeleri var..
Deniz,kum ,güneş tatiline yakışması açısından incik boncuk alınır..Fotoğraflardaki enerji tatil modundan dolayıdır, aslında keramet biraz da kafadaki cowboy hat’tedir ;)) (kovboy şapkası ) ..

Ilıca‘da kaldığımız için denizin ,güneşin tadı sanki SouthBeach’deymişiz gibi çıkarıldı 😉 Ehem ehem yani..

Aman ne romantizm, ne romantizm..
Şimdi fotoğraflara bakanlar hemen “ayyy ne güzel yaa romantizm yaşamışlar.. Aşk kokuyor bu resimler..” filan gibi düşüncelere kapılabilirler..Hemen yaşanan diyalogları paylaşıyorum , ne kadar uyumlu (!) ve romantik (!) olduğumuzu cümle alem görsün ;
 
Ben : Aşkım gel hadi plajda yürüyelim,gün batımı filan ..Ayy renkler harikaa..
 
Cenk: ( bütün gün şezlongda kendini kuzu çevirme yapmış ,ve günün son saatleri jöle kıvamına gelmiş bir halde  ) Gelemem Ebrashca ayağıma deniz kestanesi batar!
 
Ben : Cenk delirdin herhalde ,denize bakınca suyun dibi görünüyo ne kestanesi..
 
Cenk: Tamam işte bi yerden bi tane gelmiştir o da beni bulur..Hem kumlar çok sıcak yürüyemem, rüzgar da insanın yüzünü dövüyo.. mıy mıy mıy
 
 
 
Ben : İyi tamam Cenk ben şu Alman turistlerin peşine takılıyorum..Gidiyim de yesinler beni Hans’lar ayılar 😦 Sen de kurtarma beni sakın!.
 
Cenk : Nee bu halde mi gideceksin?? Dur geliyorum.. Dur bekle!! Ebrashcaaaaa!!
 
………………………………………
 
Cenk’den yüz bulup her taşın altında fotoğraf çektiririm , en son palmiyelere koşup :
Ben : Ceeeenk!! Palmiyelerde çek beniiiii!!
Cenk :  Hay senin palmiyene ! ( Ahh pek yumuşak huyludur 🙂 )
 
………………………………………
 
Otelde bizimle aynı günlerde kalan 3 tane 80’lik teyzeciklerdeki bakım ,süs püs kimsede yok.. Teyzelerden en titrek ve bir o kadar da süslü olanı ( küpesinin rengi ve ruju ,ojesi ve saç rengi aynı renk, nar çiçeği..),bir elinde kahvaltı tabağı ,diğer elinde bastonu  etrafına bakındı ve gözüne beni kestirdi.. Full kapris bir şekilde ” Garsonlara söyleyeyim de çayımı getirsinler baaaariiiii..”
Ben getireyim isterseniz ” demek zorunda kaldım.. neyse götürdüm ve kendi masama geçtim , Cenk kadını yadırgamamamı ,yaşlanınca ondan hallice olacağımı, kendimi naif, sevimli ve 17 kedisi olan bir sevimli ton ton teyze olacağıma inandırmamam gerektiğini söylerken ,bizim teyzeden bir ses kahvaltı salonunu inletti  ” hığapşiuuuuuooooooouuu böööğğğkkk gaaarkkkkk”
 
Cenk : (en sakin haliyle )Teyze kustu galiba.. Doğru söyle ne attın çayın içine.. Sana inanaıyorum Ebrashca yaaa..
Ebashca : Ay Cenk öldümü yoksa ??? Ben çok korkarııım 😦
 
 
( Ahh Ebrashcam yaaa.. Vallahi beynimi yedin .. )
 
Çeşme’deki birbirinden romantik (!) günlerimiz sona erdi.. Bugün rotamıza İzmir’le devam ediyoruz..Deniz ,kum ,güneş tatilinden sonra şimdi sıra şehir turunda 😉  
 
Çok güzel bir Çarşamba sizin olsun.. İstanbul’daki sevdiklerime Eylül çoktan gelmiştir 🙂 Ben kendileri için bol bol yüzdüm ..Fotoğraflarımı blogum için çektim hatta Cenk’in mutsuz şirin hallerine bile sizler için katlandım 🙂  Her şey dilediğiniz gibi olsun..
Mutlu ,neşeli günleeeer 🙂
 

Havuzuna da ..Sana da..Sofia’yı da al git!

Standard

Yaz geliyor , yaz tatili planları çoktan yapılmıştır gerçi ama bir hatırlatayım istedim ..Sırt çantasını takıp bir şehri keşfetmek mi yoksa genellikle çocuklular için ideal olan bir tatil köyünde yayılmak mı?

Yıllar yıllar önce ben ilkokula giderken Side’de bir tatil köyüne gitmiştik. 9 yaşındaydım ve yüzmeyi o yaz , o dev havuzlardan birinde öğrenecektim başka yolu yoktu.. Bana yüzme öğreten babacığım sağolsun ,teknik taktikleri sayesinde beni havuzdan soğutmuştu.. Kendisi havuzun kenarına oturmuş ,ayakları suyun içinde ,şapkası ve soğuk içeceğiyle bana uzaktan talimatlar veriyor , bense tek kollukla suyun içinde , debeleniyordum . Kenardan kenardan yüzmeye çalışırken , ne zaman kıyıya tutunmak istesem babam atmaca gibi karadan konup, beni suya geri atıyordu..

Neyse 10 günlük tatilimizin ilk günleriydi, sonuçta önümüzde daha günler vardı öğrenebilirdim kolaylıkla değil mi? Kendime Sofia adında bir Alman arkadaş edinmiştim ..Birbirimizi anlamıyorduk ama pek bir sevimliydik karşılıklı.Kız beni ne zaman görse ” ayn zıvayn dray bitte şön….” falan filan diye anlatıp sonra da ” KAÇĞİN” gibi bir şey söylüyordu..Ben de içimdeki bütün iyi niyetle “ah canııım bana “Ketrin” diyor, bu isimle çağırmak istiyor benimde artık ecnebi adım var diye seviniyordum..Sonuçta Katrin ,Hayat Ağacı dizisindeki yaşlı kadının adıydı ama olsun sonuçta havalı bir isimdi..Daha sonra babacığım ,  kızın bana yavru kedi anlamına gelen “Katzchen” i söylediğini ve ilerideki yavru kedilere gitmek istediğini anlattığında , Sofia bana ilk defa itici gelmeye başlamıştı..

Günler geçti biz tarzanca arkadaşlığımızı sürdürüyoruz.. Bir gün yine hoplayıp zıplarken, hadi kaydırağa diye el etti, ben de o gazla atladım havuza inen kaydırağa..Kaydırağın boyu 54 m., neredeyse havuzun bütün etrafını dolaşıyor ve sonunda çok dik bir iniş yapıyordu havuza.. Önde Sofia arkada ben oturduk kaydırağa, yalpalayarak  kayıyoruz aşağı doğru, her şey o kadar güzel ki, gökyüzü, begonviller filan derken tam kaydırağın en dik kısmına geldiğimizde kolluklarımın kolumda olmadığını farkettim.. Büyük bir çaresizlik içinde, kendi bedenimden de büyük bir çığlıkla bağırmaya başladım ” KOLLUKLARIM YoooOOOooooOOOOK!!!!!!!!! ” Bu arada uzaktan tek görebildiğim 2 sarışın Alman kız ve bir sarışın Hans tipli ayı bir Alman’ın Babamla sohbet ediyor olmasıydı?!? 2-3  defa suya dalıp çıkmamla babam zaten saniyede yanımda aldı soluğu..Neyse babamın boynuna sarılmıştım , bu defa daha iyi olmuştu ,ikimizde boğulmaya başlamıştık 🙂

Uzuun uğraşlar sonucu o Alman ayının da yardımıyla babam benim şlaaap diye karaya attı ,o an her yer karardı sadece başımda biriken Alman ırkını hatırlıyorum..

Aptal Sofia beni neden kurtarmamıştı, o sıra nereye kaçmıştı bilen beri gelsin..Ben de akşam yemeğinde O’nu gördüğümde pas vermemiş , dost kazığı nedir daha o yaşımda öğrenmiştim..Hem de bir ” ecnebi ” den 😉 Yıllar sonra ” ayıdan post ,gavurdan dost ” olmaz lafını öğrendiğimde ,aklıma ilk gelen Sofia olmuştu..

Bu yazımdan da anlaşılacağı gibi, tatil köyüne geldik salalım çocukları yapmıyoruz 9 yaşında koca kazık da olsalar , gözümüzün önünden ayırmıyoruuuz 😉

Harika bir hafta sonu sizin olsun , bol gezmeli ,eğlenceli,yemeli ,içmeli geçsin..İyi hafta sonlarıııı 🙂