Tag Archives: spor

Cumartesi nağmeleri..

Standard

Bugün güzellik bakım ve  havuz günüydü , Semacığımla Collesium’a gittik. (Evet tuhaf hamam serüvenlerinden sonra Collesium’a terfi ettik 😉 Hatırlamayanlar için buradan tık tık )

Sauna ,buhar banyosu ve hamam ardından spa da yayılmaca ve ,güneşin kızgınlığı geçtikten sonra da cup havuz çooook ama çok iyi geldi..

Bu sıcakta özellikle sauna ve  buhar banyosuna hangi akla hizmet girdik bilemiyorum ama cildimiz pırıl pırıl oldu.. (Gerçi saunada 5 dakika daha fazladan kalsaydım şu an helvamı yiyor olacaktınız.. Vallahi kalbim pıt pıt attı bir ara..Yaşlanmışım kaldıramıyorum eskisi gibi ,nerde benim gözlüklerim heeeh takiyim şöyle daha net göreyim sizi :)) )

Ramazandı ,sıcaklardı derken farkında olmadan 4 kilo vermişim..Cenkle dertleştim ;

-Aşkım baksana eridim bittim ben , kedi yavrusu kadar kaldım..Heybetim gitti vallaha..

– Ah bebeğim devlet gibi hatundun ,artık ne köy ne kasaba olur senden..

– Senden de fareli köyün kavalcısı olur 😦 Kavalcı Cenk 😦

-Ben de bugün hiç küsmedin acaba nereden patlayacak diye bekliyordum ..

Neyse bu sevgi dolu konuşmanın ardından Semacığımla bütün gün konumuz nasıl sağlıklı zayıf olunur, sporla birlikte sağlıklı beslenirsek daha ne kadar hoş görünebiliriz konuşmalarımızla.. Tamam ya itiraf ediyorum bunları Semacığım havuzun içinde kafama çakarken ben kurbağalama ,kelebekleme hatta ördekleme ve köpek yüzüşü stillerimde havuzda şovlarıma(!) şov katıyordum.. Zaten bir ara Semacığım ” kime diyorum  huuu.. Duvara mı anlatıyorum beeen??” dediği an yer yüzüne indim..

(Suyun altında böyle göründüğüme bakmayın , suyun üstünde bir kuğudan farksızımdır ! )

Bütün gün hep sağlık ve zayıflama üzerine konuştuktan sonra soluğu Burger Hause’ta almamız ve diyet birşeyler bakmak yerine kafamızdan büyük hamburger ve iki avucumuzun büyüklüğünde patates kızartması tüketmemiz ,ne kadar istikrarlı olduğumuzun göstergesiydi..Aman ne yapalım kırk yılda bir dışarıdayız bol bol yiyelim değil mi? ( En son perşembe gecesi Bebek’teydik :)) ) İstikrarlı insanlara bayılıyorum..Bu arada eve dönerken Sema dondurma diye ağladı, soluğu Mado’da aldık..Yetmedi , yarın için plan yapalım diye arayan Emel’in aklını çeklip kızı Kavacık’a getirtti,şuan muhtemelen Çubuklu ‘dan Boğaza kuşbakışı bakarak çaylarını yudumluyorlardır.. ( Aptal Sema eğer okuyorsan şuan o elindeki kurabiyeyi tabağa geri bırak!! )

İşte böyle bir günü geride bıraktık .. Ben bunlarla uğraşırken sevgili aşkım Cenk ise kendine yeni oyuncaklar edinmiş, onları seviyordu.. İşte sevimli oyuncaklarından bazıları ;

Allahım akıl fikir versin ne diyeyim..

Bir de tutmuş elimden  “bak ne göstericem ” diye odaya götürüyor, ben de sürpriz hediye var sandım.. Zalimsin hayat..Neyse ne yapalım erkekleri anlamak zor , gerçi içkisi yok ,kumarı yok ,kahvesi yok eğlensin bunlarla ne yapalım değil mi? Güzel bir cumartesi benim için böylece geçti..

Pazar günü için de kendim için aynı performansı bekliyorum 🙂 Harika bir pazar hepimizin olsun..

Neşeli pazarlaaaaaaar 🙂

Reklamlar

Sportif Faaliyetler

Standard

Şimdi beni yakinen tanıyanlar bu iki kelime “sprotif faaliyetler” ve beni yanyana bağdaştıramamışlardır..

Küçükken Allah vergisi elastikiyetimle  evin içinde türlü tuhaf hareketler yapmaya bayılırdım.. Anneciğim ne zaman mutfaktan çıksa ben koridordaki duvarda amuda kalkmış şekilde duruyor olurdum.. Dışardaysam ise mutlaka sokakta parande atıyorumdur..O yaşlarda annemden en çok duyduğum laf ise “vallahi beyni akacak bunun, kızım düz dursana !! ”

İnanılmaz hareketli , olduğu yerde durmayan bir çocuktum..Küçükken kızlarla ne zaman lastik atlasak sıra bana geldiğinde , kızların her biri ayrı bi tarafa bakardı.. Çünkü ben lastiğe başlayınca atla zıpla bitmezdi benim ki..Kızların diz arkaları lastiği uzun süre geçirmekten yara bere içinde kalır ,bense sadece aktif taraf olduğumdan gayet sağlıklı diz arkalarımla oynardım..Çünkü kondisyonluydum , evde 2 sandalyeyi karşılıklı koyar lastiği geçirir akşama kadar oynardım..

Onun dışında siyah badimi, siyah taytımı ve abimin kasketini giyer elime de tarak alır Yoca Evcimik’in ” Aboneyim Abone ” şarkısına klip çekerdim..

İşte o yaşlarda nasıl harcadıysam o enerjileri, 13 yaşından  sonra bana bir haller oldu.. Sportif faaliyetlerin hiçbiri bende durmamaya başladı..(Sanırım enerjimi yeme içme üzerine kurulu faaliyetlerde harcıyorum.. )

(Bir tane kime yeter , en az iki adet olmalı, aklımda duracağına ağzımda dursun 😉 )

Ortaokulda kızlarla basketbol elemelerine katılacağız, spor akademisine gittik, eşofmanlar filan biz de bir havalar.. (daha doğrusu bende bir havalar.. basketçi olucam ya..) Neyse hoca sırayla aldı bizi, önden basket topunu yuvarlıyor ,arkadan kimin sırası geldiyse o koşuyor ve topu yakalıyor..Hoca kişinin performansına göre bizi ayırıyor..

Orada önemli olan topu kısa sürede yakalamakla birlikte bir de sanırım teknik olarak hareketlerimize bakılıyordu..Bütün arkadaşlarım sınavı başarıyla geçiyor, hoca her geleni sağ tarafa geçiriyor..Sıra bana geldi, top önde  ben arkada , ayağımdan “pata pata” sesler çıkıyor, topu ha tuttum ha tutucam ,sonuçta topu yakalıcam ya ona odaklandım sadece?! Derken ayağım kaydı tam toparlarken kendimi,diğer ayağım kaydı , ama topu yakalıcam neredeyse ,heh sonunda yakaladım ama hoca bana kafasını sallayıp sola geç işareti yaptı..

(Yakaladım ..yakaladım..heeeeh top bendeeeeğ!!! )

Tek başıma sola geçmiştim..Vaaay diğerleri sürü gibi sağda ben solda olduğuma göre takım benim tarafımda kurulacak diye düşündüm..( O zamanlar zeka fışkırıyor tabii. .) Vakit geçiyor ama bir tuhaflık var.. Nerede kazma gibi koşan bir kız var hoca hemen sola benim tarafıma geçiriyor..Günün sonunda hoca bizim olduğumuz bir avuç sol tarafa bakıp “arkadaşlar siz evlere dağılabilirsiniz ” de-di.. Ve sağ tarafa dönüp en tatlı halleriyle konuşmaya baş-la-dı?!

Durum anlaşılmıştı , acaba ponpon kız seçmeleri neredeydi bari ona katılsaydım gelmişken..Sonuçta ben çok elastik biriydim , öyle elastiktim ki muhtemelen koşarken her bir yerim ayrı tarafa gidiyordu ki hoca beni anlamamıştı..

Bir kaç yıl sonra oturduğumuz sitede voleybol turnuvası yapıldı, sağolsun arkadaşlar beni de takıma aldılar.. Tabii benim durduğum bölüm sadece top toplayıcıların olduğu taraf..Nerede kurtarılması mucize olan yan vuruşlar var top bende.. Ama bir yanlışlık var top üzerime öyle hızlı geliyor ki, ben direk “ayyy top geliyor !!” diye sağa sola kaçışıyorum..Top gelecek de bir yerim acıyacak diye aklım çıkıyor.. Neyse ilk turnuvada oyunu biz aldık ,(tabii millet ter kanlar içinde maç yaparken ben arkada kendi kendime sek sek oynuyorum..)

ilk müsabakadan sonra biz tatile gittik, benim yerime siteden başka bir arkadaşımı aldılar.. Neyse bizim takım 3 oyun sonunda yenmiş, ve bize uzaktan som altın gibi görünen ama plastikten tapılmış birer madalyon hediye etmişler..Tabii benim yerime giren arkadaş büyük bir gururla tam madalyonunu alırkeeeen Derya ortalığı ayağa kaldırıp “o madalyon Ebrar’ın hakkı!!! Sonuçta ilk maçta o vardı!!!!!!!!!!!! “diye hakkım olmayan hakkımı arayınca ,tatil dönüşü sevgili madalyonumu büyük bir sevinçle alıp odama asmış ve yıllar yıllar boyu ise ona bakıp kendimi kandırmıştım..

Şimdi spor yapmaktan hoşlanmadığımı bir türlü anlamayan yakın çevreme sorarım , şimdi bu yaşadıklarımda benim suçum ne??

(Yorulmaya ne gerek var , topa sarılıp uyumak en güzeli.. )

Yaz geldi bile , kışın yediğimiz kebaplar ,tatlılar şuan göbek kısmımızdan bize kaşlarını indirip kaldırıyor.. Spora başlamamız lazım değil mi? (Gerçi yaza hazırlık yapmak isteyen çoktan yol almıştır.. Kim bu saate kalır.. Mayıs bitti neredeyse.. ) Ayy yok hayatım yazarken bile yoruldum, ben en iyisi bir lastik bulup Cenk’e geçireyim ,lastiğin kalanını da sandalyeye , gece lastik atlayayım beni lastik paklar..Acaba Haziran’a kadar zayıflayabilir miyim?  Yok yaa aç karnına düşünemiyorum şimdi , du bi kebap söyliyim de ayrıntılarıyla bir analiz yapayım ….(Aç karnına düşünemiyorum anneeeee gözlerini belertmeee!! )

Hepinize neşe dolu ,kebap kadar lezzetli , aynada görünen incecik bel kadar mutluluk verici harika bir Çarşamba günü diliyorum..Siz bana bakmayın, yağlı yemeyin, unu ,ekmeği kesin ve spora devam edin 😉