Tag Archives: sokak kedileri

Bilgili Pisi ..

Standard

Bugün sizinle bir fotoğraf paylaşmak istiyorum.Geçtiğimiz Pazar günü Caddebostan’da dolaşırken aşağıdaki bilgin pisiyi gördük 🙂 Kendisi bir gazete sayfasını okurken yakalandı 😉

Tabii fotoğrafının çekildiğini görünce pek rahatsız oldu 🙂

Sokak kedileri ne kadar zor şartlarda yaşıyorlar..Eskiden sokak kedileri hiç ilgimi çekmezdi..2010 ylı Aralık ayına kadar..Hava buz gibiydi,işten koşarak eve dönüyordum.Evimizin kapısına geldiğimde minik bir misafir paspasın üzerinde beni bekliyordu 🙂 Grili siyahlı kırçıllı ,uzun tüylü,puf bir pisi paspasımın üzerinde uyuyordu..Bu kadar mı masum olursun?Tabii ki korkumdan sevemedim onu ama rahatsız etmeden hemen üzerinden atlayarak eve girdim.. Bir kaç gün böyle yaşadık..Sabah giderken bizi uğurluyor ,döndüğümüzde aynı yerde kıpırdamadan bizi bekliyor,arada da nağmeler yapıyor..Ben bu arada ona özel süt alıp hergün tasın içine süt bırakmaya başlamıştım..Ta ki kedilere deli olan anneciğimin “kızım dev gibi kediye süt ne yapsın ,evde tavuk filan pişirmiyor musunuz? Ona da verin de doysun zavallıcık..” demesiyle aklım başıma gelmişti..Aynı gece rüyamda koskocaman bir aslan gördüm ,tamam Cenk! Bu rüya  piyangoya dalalet ,e kedi gelmiş kapımıza kadar bu da işaret! Yılbaşına 2 hafta var ,büyük ikramiyenin sahibi belli !! işaretler ,rüyalar her şey bu yönde! ” Cenk tabii ki beni ciddiye almamıştı ama ben bütün enerjimi pisiye vermeye başlamıştım..Artık tavuk yemekten gıdaklamaya başlayacaktık ama napalım kedicik de sebeplensin değil mi? Neyse zaman geçti yeni yıl gecesi geldi çattı, kedi hala paspasımızda yaşıyor,piyango çekilişi yapıldı ,bırakın büyük ikramiyeyi amorti bile çıkmadı,tabii ben hemen “pist! kimin kedisi bu hadi bakiim başka kapıya!!” diye şakalar yapsam da pisinin gitmeye niyeti yoktu..Bir gün işten döndüm pisi gerçekten gitmişti 😦 O kadar alışmışım ki sütler dolapta kaldı haftalarca..tavuklarsa buzlukta..Her gün “Cenk pisiyi gördün müüü?? “”Hayır Ebrashca sen?” “Hayıııır 😦 ”

Haftalar sonra tatlı pisinin yan bahçede 4 minik yavruyla oynaştığını gördük! Meğer doğuma gitmiş tatlı pisi..Paspasın üzerinde kımıldamadan durması da bundanmış demek kiiiii 🙂

Sokak kedilerine iyi davranın..Belki klasik olacak ama onlar da can..Resmen ruhları ve karakterleri var ,sevemiyorsanız bile en azından kötü davranmayın ,bir kap sudan ,sütten ne zarar gelir ?

Kediciklerin yüzleri kadar güzel bir gün sizin olsun..Böyle sevimli sevimli tatlı haberleriniz olsun 😉

Reklamlar

Barbie,Kedicikler,Bilgin Şirin ve Cumartesi..

Standard

Bugün kızlar federasyonu olarak Emeldeydik 🙂 Emel ,bildiğiniz çıtı pıtı,hani Milano’da Paris’te sokakta fashion dergilerinden fırlamış barbi kılıklı bayanlar olur ya ,heh aynen öyle bir kız..Bize muhteşem lezzetli noodle’ı ve ardından limonlu cheesecake,macaron ve çilek-muz fondü ikramlarıyla (e şimdi Milano dedik Paris dedik ,Emel’in bize suböreği & baklava çıkarmayacağı malum değil mi? ) ve kendi doğasındaki aşırı şeker hali sebebi ile over doz tatlıya boğsa da ,böyle güzel sohbetli bir günden ağzımızda kalan tat muhteşemdi 🙂

Evde evliliğinin ilk yılında eşi tarafından hediye edilen bir çinçilla kedicik ve 2 sokak kedisi kardeşler vardı:) Çinçilla güzel olduğu kadar küstah ve ukalaydı..O bebeksi yüzünün ardında sürekli kıhlayan ve tıslayan nemrut bir dişi gizliydi..Gitmemize yakın gelip ayaklarımın dibinde durup bana sabit gözlerle bakma sebebi ,onun oturması gereken yere çantamı koymammış.. Son anda farkedince ,hemen nazikçe yerimi değiştirdim o da yerine yerleşti,misafirperver cici kedi 🙂

( Hanımefendi fotoğraf çektirmekten hoşlanmadığından ,google’dan başka bir çinçilla’nın resmini koydum..Çinçilla bir İran Kedisi türü..Çok ama çok güzel değil mi? )

(Bu iki kardeş pisiyi de Emel daha yeni doğduklarında yolda bi başlarına hayat mücadelesi verirken bulmuş..Ne sevimliler.. )

(Alttan sarılmış olan kola dikkat 😉 Sema’nın dediği gibi ne varsa bizim sokak kedilerinde var.. Öz be öz Türk kedisi, ayrıca sevgi dolu..) 

İşte böyle miniş kediciklerle dolu ,bol sohbetli harika bir gün daha bitti..

Eve dönerken ,yine büyük bir umutla markete girip günlük kinderlerimden aldım..Bugünlerde kinder sürpriz‘in şirinler serisini tamamlamak için sürekli kinder alıyorum fakat ya saçma sapan arabalar ,traktörler filan çıkıyor, ya da hep aynı Bilgin Şirin..

Artık Bilgin Şirin’i görmek istemiyorum , eğer alan varsa ve diğerlerinden ( ŞirinBaba ,Şirine ,Gargamel, uykucu vs..) fazla olan varsa lütfen ama lütfen bana karşı ödemeli olacak şekilde (ben ödeyeceğim) kargolasın ..Artık traktör görmekten fenalık geldi..Dün de Cenkciğim sürpriz yapıp bi dolu almış getirmiş..Çıka çıka yine traktör ve korkunç goriller filan çıktııı 😦 (Hayır çocuğun eline versen 3 gün uyuyamaz öyle korkunç goriller..Traktör desen sevimsiz ötesi..)

Yetkililere sesleniyorum , kutunun üzerine Şirinler resimleri konulmuş fakat yumurtaların büyük bir kısmından Şirinler çıkmıyor..Marketçi bile ” kaç defa şikayet geldi” dedi..Ben de utandım kendime alıyorum diyemedim ,” çocuklar evde kafama atıyor ,bu defa da çıkmazsa almıcam vallaha!” diyebildim.. Lütfen yardımmmmm…

( bağlantıya geçmek isterseniz ebrar-q@hotmail.com)

Güzel bir cumartesi gecesi sizin olsun..Uslu bi çocuk olursanız ,şirinleri görebilirsiniiiiiiz 😉

 

 

Abimin kedisi..

Standard

Yaradılış itibarı ile ,böcekten,örümcekten,karanlıktan,mezarlıktan ,köpekten ve kedilerden korkarım..Daha doğrusu korkardım..Taa ki  şu yukarıda masumca uyuyan tatlı şeyi tanıyana kadar..Geçtiğimiz yaz abimlerin düğün telaşı annemi sardığı sırada abimle Aylin bu şirin kediciği yavru halde bulmuşlardı…Annesini ve kardeşlerini köpek parçalamış ,kendisini de- Allah ömür yazmış ki -perişan halde de olsa nefes alır halde bulmuşlardı..Veterinere  götürüp bakımını filan yaptırmışlar ,bakıma muhtaç olduğu için annem onca yoğunluk arasında  birkaç günlüğüne de olsa evde bu miniği misafir etmeyi kabul etmişti.İlk günler o kadar cılız ve sağlıksızdı ki ama sonra ,özel mamalar ve aile sevgisi sayesinde kendine gelmişti..Aman ne oyunlar ,ne maymunluklar..Buarada kedi kucaktan kucağa dolaşıyor ,iş çıkışı anneme uğradığımdaysa zavallı kedicik aynı ilgiyi benden de bekliyor,kucağıma zıplamasıyla çığlık kıyamet yere çalınması bir oluyordu…Tabii aynı anda annem ,babam ve Gülşah gözlerini kısıp son derece cani gözlerle bana bakıyorlardı..Ve eminim içlerinden ” evine nezaman gideceksin acaba???!!” diye soruyorlardı..Buarada tabii zaman geçti ben de ısındım kediye,hatta sevmek istediğim zaman -hayvanseverler kızacak ama – Gülşah’a kedinin kollarını ,bacaklarını ve özellikle ağzını tutturup işaret parmağımla sever olmuştum..Daha sonra abim kediciği alıp yeni evine götürmüştü,tabii evde bir boşluk..Neyse düğün haftası geldiğinde kedicik eşyalarıyla beraber geri geldi ,(bilmeyenler için söyliyeyim maması,kumu,plastik tuvaleti,kum küreği,oyuncakları vs.. en az sizin kadar eşyası var yani..) artık onu sevmeye iyice alışmıştım, aynı dönem Cenk’in iş seyahati olduğundan ben de seve seve annemlerde kalıyordum..Sabah işe gitmek için hazırlanırken sürekli peşimde dolanıyor ,-sanırım dişi olduğundan – genellikle Gülşah’ın aynı dolapta bir arada bulunan zilyon tane çantasının arasında oturup makyaj yaparken beni izliyordu..(Belki de makyaj malzemeleri ilgisini çekiyordu..Ne de olsa 1 hafta boyunca Gülşah’ın koynunda moda dergilerini incelemiş,bilgisayarda moda bloglarını okumuştu 😉

(Pisicik kendine Prada ayakkabı seçerken.)

Düğün haftası olduğundan ev o kadar kalabalıktı ki zavallı kedicik kalabalıktan sıkılıp sürekli ortalardan kayboluyor,en olmadık yerlerde ortaya çıkıyordu..İşin kötüsü emanet diye herkes üzerine titriyor,her önüne gelen “aman esirgemeyelim yesin “diye mama,kedi bisküvisi veriyor,azıcık kaybolsa “acaba pencereden mi düştü” diye panik halde maaile aranıyordu..(Bi de “pisi pisi “deyince gelmiyor,abim de kendi gibi cool yetiştirmişti..) Dışarıdan eve her gelen, önce kediyi soruyor ,babam bile akşam gelirken eli kolu oyuncak dolu geliyordu..Buarada ben iyice alışmıştım ona..Artık kucagıma alabiliyordum ,gerçi ani hareketlerinde yine çığlık kıyamet bi alaşağı yapıyordum pisiyi ama artık okadar olacaktı değil mi?Balayından dönüşte abim ve Aylin geldiler ve acımasızca aldılar kediyi..Pisicik geldiği gibi eşyalarıyla gitti.. Tabii hepimiz üzüldük..

Aradan bir süre geçti abimlere gittik, tabii Aylinle Abim kadar kediciği de özlemiştik (tamam kediyi daha çok özlemiştik 🙂 ) Amaaan kedi büyümüş,palazlanmış bize bakmaz olmuştu.İlk geldiğinde korkudan titreyen ,cılız gitmiş yerine ” ahh bunlarda nerden çıktı şimdi ,ne güzel belgesel izleyip atalarımı görecektimmmiyaaawww ” diyen bi nankör gelmişti..Hatta alınıp “bu kediyi böyle siz yetiştiriyorsunuz “diye gömrümcelik taslamıştım : ))Kesin öğretmişler ” yavrum halan gelince tısla ,hatta ısır!” başka türlü olamazdı ..Olurdu aslında ,kediydi ve özünde nankördü..

                        (pisick artık Tarabya sosyetesine karıştı )

N’apalım yerinde mutlu olsun yeter..

Sonuçta ben bu kediye alıştıktan sonra ; kedilerden ,özellikle Sema’nın psikopat bakışlı kedisinden (Sema  valla kızma hayatım ama seninki öyle koltuk arkalarına saklanıp sinsice baktığında ,sana ne kadar tatlı geliyorsa bana da okadar korkunç geliyordu! ),köpeklerden, sokak kedilerinden korkmaz oldum..Resmen korkumu yendim ve bu minik şey sayesinde oldu..(Gerçi karanlık ve mezarlık gibi korkularım devam ediyor ,bu korkularımı abime borçluyum ,onu da ayrı bir postta paylaşacagım.) Korkuların üstüne gitmek en doğrusuymuş meğer…1 yıl önce bana, bir kediye taparcasına bağlanacaksın deseler inanmazdım..Artık sokak kedilerine ve köpeklere daha bir farklı bakıyorum..En azından köpek görünce yolumu değiştirmiyor,kaldırımdan yola atmıyorum kendimi….Bu benim açımdan çok büyük bir gelişme..Herşeyi bu pisiye borçluyum..

İşte böyle..Kedicik abimi görünce,kucağına atlayıp gırrrrr sesler çıkarıyor,nasıl huzurlu nasıl mutlu..hepiniz en az onun kadar mutlu olun ve rahatça uyuyun bu gece..İyi geceleeer 🙂