Tag Archives: pasta

Dream Day – Cumartesi kahvesi şapırt ..

Standard

Bahar geldiiiii! Hem de nasıl güzel geldii..Bu kış kar görmekten beyazlara küsmüştük ama şükürler olsun Nisan geldi artık 🙂 Bu sabah kahvaltıdan sonra kendimi zorla annemlere kahveye davet ettirdim . (Önce neler yapıyorsunuz bahanesiyle aradım ,sonra lafı uzattım ,teyzem “istersen gel “dediği an hazır bir şekilde kapıdaydım zaten:)  ) Annemlere gittiğimde ” hadi kahvemizi dışarıda içelim teklifimle ”  bu defa annem ve teyzem kapıda bittiler 🙂 Bugün mekanımız :  Dream Day

Mekanı kışın bir akşam Semayla Starbucks’a gittiğimizde keşfetmiştik,geç saat olduğu için kapalıydı .Işıklar filan sönmüş olduğu halde o kadar ilgimizi çekmişti ki cama yapışmıştık.Tabii ilk fırsatta gidip müthiş pastalarının tadına bakmıştık.Annemlerin tam tarzı bir yer olduğundan uzun süredir aklımdaydı birlikte gelmek..

Kavacıkta ,Acarkent -Beykoz otobanında ilerlerken hemen sağ tarafta AcrLoft var.Orada yer alan müthiş minik bir butik kafe.

 (Hemen Starbucks ve Komşu Fırın’ın arasında minik dünya tatlısı bir mekan ..)

 (Dekorasyon muhteşem..Rengarenk koltuk ve masalar var… )

 (Ah Gülinim ah..Şu lokum sandalyeler de mi seni çekmiyor hala 😉 )

(Kahvenin yanında şu lezzetli minişlerden istedik 🙂 )

(Sadece kahve,pasta değil muhteşem bir yemek menüsü de var.Tertemiz bir mutfağı ve güleryüzlü çalışanları var.)

(Yemeyin yanında yatın ya da oturun size kalmış 😉 )

Mekan gerçekten görülesi bir yer.İçeride rengarenk puf koltuklar var ,şöyle kız kıza gömülüp dedikodu yapmak için birebir 😉 Sadece konumunu pek beğenmiyorum, otobanın kenarında olduğunda ön kısımda oturduğunuzda biraz gürültülü ama içeri de oturursanız  (ki ambiyans olarak tercih etmemenize imkan yok ) herşey süper.İşte bu güzel mekanda kahvelerimizi içtik fallarımıza baktık..Gülşahcığımın ağzından bal damlıyordu yine..Negatif ne kadar olay varsa aynı bardağa sığdırdı.. (En son tatile giderken falıma baktığında ” valizlerinize dikkat edin ” dediğinde fincanı elinden kapıp son ses carlamıştım ,tatilden dönerkense havalimanında Cenk’in valizi başkası tarafından alındığında , Cenk’e ilk lafım “Vallahi Gülşah söylemişti!!” Cenk ise “Bu mu yani?? Valizim yok Ebrashca ve şu an gerçekten çok üzgünüm !! ” demişti..Ah canıııım çocuk haklı tabii valizi ,her ülkeden özenle aldığı ya da gidemediği yerlerden sipariş ettiği futbol formalarıyla doluydu..Yani bu büyük hazineyi (!) bulan kişi mutlaka sağlığımıza duacı olacaktı..Neyse sonra valizimizi -yanlışlıkla -alan saygıdeğer (!) kişi havalimanına teslim etmiş ve bir gün sonra THY valizi ,evimize kadar teslim etmişti..Cenk’in valiziyle adamınki aynı markaydı fakat bizim valiz adamınkinin 2 boy büyüğüydü?! Yani nasıl karıştırmış hala anlamıyorum.Ruh hastası insanlar… ) Neyse Gülşahcığımın bugün baktığı faldaki onca olumsuz yorumun sonunda ,koca bir ejderha ve 5 kişi birlikte mızraklarla ona dalışımız gerçekten falda son noktaydı..Ne diyeyim hayırlı bir hafta olsun benim için..Pazartesi başımdan tuz, şeker geçirip caminin önüne gideyim de öyle işe gideyim bari belli ki zor bir hafta olacak  😉

Güneşli bir pazar günüyle noktalayalım haftasonumuzu.Çok güzel sürprizler yaşayın ,şımardıkça şımarın 😉

Ehlen ve Sehlen -Krem Şantili Ahududulu Muzlu Pasta

Standard

Bu ara evde bir koşuşturma , çok ağır misafirlerimiz için bir hazırlık çalışması 😉 Sevgili Kaynım ( Cenk’in kardeşi ) turizmci ve yıllardır Arap ülkelerinde çalışmaktan çocuğun rengi kaçmıştı.. Bir süre Dubai’de çalıştı, sonra Mısır’da ve geçtiğimiz yıl Ürdün’e gitmişti ve bomba gibi bir teklifle İstanbul’a transfer oldu..2 yıldır ayrı gayrı kaldığı biricik aşkı Elvanla -çoktan alınmış olan -evlilik kararı hayata geçirildi.. Dolayısı ile ikisi de alelacele İstanbul’a geldiler ,hızlıca ev bakıyorlar ve Aralık’ta resmi olarak elti oluyoruuum 😉

Dün büyük kavuşma gerçekleşti,şu saatlerde muhtemelen emlakçılarla pazarlığa devam ediyorlardır..Dün akşam yemeğinden sonra Onurcuğum yorgunluktan pat diye uyudu , ben de bunu fırsat bilip bir gece önce yetiştiremediğim -geçmiş doğum günü – pastasını yapmaya koyuldum.

Ev yapımı  Krem Şantili,Ahududulu & Muzlu Pasta ;

( Malzemeleri uzun uzun yazmıyorum aynen görüldüğü gibi;) )

Hazır keki ıslatmak için Fresha Vişneli soda kullandım ,(ne alaka derseniz ; Evde aromatik meyve suyu kalmamış bununla idare ettik ama sonuç güzel oldu 😉 )

Önelikle ikiye ayrılmış olan UNO Pastaban’ı açıp içine meyveli sodayı (ya da ne isterseniz ,portakal suyu, ya da Fanta’da güzel oluyor 😉 ) Islak yer kalmayacak şekilde azar azar döküyorsunuz. Sonra Tamek’in ahududu reçeli  ile krem şantiyi karıştırıp pastanın alt kısmına sürüyorsunuz, elinizi korkak alıştırmayın bol bol koyun ,üzerine de muz parçalarını yerleştirin.

Sonra aynı işlemi pastanın üst kısmı içinde yapıp ,tabanlarını birleştirin.Son olarak pastanın üst dekorasyonunu dilediğinizce ( ya da eliniz yetebildiğince 😉 ) yapın..Şimdiden afiyet olsun..

( Öff  tırnaklarımın güzelliğine bak yaa 😉 )

Beni tanıyanlar iyi bilir yıllardır tırnak yeme hastalığından kurtulamadım..Acı cilalar mı denemedim ,neler yaptıysam olmadı.. Stresli, sinirli de değilim nedendir bilemiyorum..Bu iğrenç halim hep devam ediyor.. Tabii ki fotoğraftaki güzel ellerin sahibi sevgili Elvancığım 😉 Hem pastayı süsleyip hem fotoğrafını çekemediğim için kendisinden küçük bir yardım talep ettim ,sağolsun kırmadı 😉

(İşte şaheserimin son hali 🙂 yetenekte son nokta , asimetrik kalpler 🙂 Krem Şanti şekillerinden , nasıl da sabırla (!) dekor yaptığımı anlamışsınızdır 😉 Önemli olan sevgimi katıp yapmış olmam değil mi? (Bu da Gülinciğimin lafıdır 😉 )

Tabii Onurcuğumun yol yorgunluğu sebebiyle uyanamayışıyla ,pastamız kaldı..Artık bu gece küçük kutlamamızı yaparız ,pasta yemek isteyenleri bekleriz 😉 Bu arada mutfak çok dağıldı ,temzilemeden yatmayın sakın ,çöpe de ayrı bir ihtimam gösterin lütfen ;

(  bizim evde herşeyin dili vardır 😉 )

Bol muhabetli çen çen çen bir gece geçirdik Elvancığımla, yattığımızda gece yarısını geçmişti..Dedikodular bitmez bu gece devam 😉

Uzaklardan gelen sevdiklerimiz eve renk katar..Açılmış saçılmış bavullar boş odalara hayat verir..Yemekler daha bir özenli hazırlanır ,masaya bir kaç tabak fazla konur.. En kötü pişmiş yemek bile lezzetli olur 😉 Misafirler gidince ev boşalır ,üzülünür ama güzel günlerin tadı damaklarda kalır..

Bugün uzaklardaki bütün sevdiklerinizden güzel haberler alın, heyecanlanın, mutluluktan delirin 😉

Bodrum’dan bir rüzgar eser..

Standard

Bodrumlu , kızkardeşim olsa ancak bukadar tapabileceğim canım arkadaşım Gülin (yani Bodrum’unda yerlisi olabiliyormuş değil mi? sanki Bodrum orda bir tablo ve sanki oraya tatile gidilirmiş gibi geliyor bazılarına..) Çeşme’deki deli dolu öğrenciliğimiz boyunca ,Yengeç burcunun bütün anaçlığıyla beni kollarına almış,toparlamış ,sevgisini vermiş ,bütün o tatlılığının tadını damağımda bırakmış ve okul bittiğinde vicdansızdca Bodrum’a geri dönmüş biridir..Hep hayalim İstanbul’da çalışmasıydı..sonra zaman geçti büyüdük hala dua ediyorum inşallah İstanbul’dan biriyle evlenir de gelir 😉 Gülin son derece insancıl, pozitif enerji dolu, sevimlilik abidesi , anlayışlı ve olgun biridir..çok özeldir..Laf lafı açar muhabbet uzar Gülin ortadan kaybolur ,sonra bi gelir elinde koca bir tepsi ,üzerinde dev bardaklar bardakların ağzı kakao ve kahveye batırılmış  ” kııızlaaaar yeni bi içecek denedim ,bakalım beğenecek misiniz? ” :)) ya da bir bakarsın Gülin çoktan mutfağa geçmiş kek çırpmaya başlamıştır..Gülin, çaya davet eder ,gidersin ,odaya yeni bir konsept bulup dekore etmiştir:)) ( Bunları herkes kendi evinde yapabilir ama öğrenci evlerindeki kısıtlamayı düşünün..) Annesi tatile gider Gülin koltukları ,perdeleri  değiştirir :)) Velhasıl dosta gidecek kızdır benim dünyalar tatlısı arkadaşım..Bodrum gibi kısıtlı sosyal yaşamın oldugu bir yerde bile bütün vaktini sonuna kadar harcar ,koşturur durur asla boş geçmez vakti..en boş olduğu dakikada bile evde, kafasında bakım yağı, yüzünde cilt maskesi, ellerinde manikür aleti vardır ,buarada fırında pişmekte olan – tarifi yeni uydurulmış – bir kek mutlaka vardır 🙂 Onca kilometre ötede olmasına rağmen sesimden anlar neler olduğunu..Çat kapı ertesi sabah kapıdadır ?!?!?!? Kıyamamıştır sesimin hüznüne almıştır biletini  gelmiştir !!( Birara Bodrum-Istanbul arası Etiler -Kavacık gibiydi bizim için 😉 ) Ben evlilik telaşlarındayken, telefonda evimin  salonun bütün detaylarını aldı..Koltukları nasıl yerleştireceğimi öğrenip ertesi gün arayıp “Bak ben ne düşündüm , o manzaraya bakan pencere var ya heh oraya uzun puflardan koy sen bence ,O kahverengi mobilyanın içine patlat bi cart mavi puf …….”  “neee?!??!?! nasıl yani,kızım gözlerini burda mı bıraktın??  : -)  ne alaka şimdi nasıl kaldı aklındaa???

 Gülincim 2 yıl önce birgün beni aradı ve pasta işi yapmak istediğini söyledi..ben tabii çığlık çığlığa “Güliiiiiiin kesin yapmalısın ,işte benim Gülinim !!” ..velhasıl kardeşi Mulişle beraber butik pasta yapmaya başladılar..Allah’ım çizgi film karakterleri mi ararsın, koca pastanın üzerine oturmuş PS oynayan çiftler mi..yoksa koskoca bir okyanusu pastanın üzerine sığdırması mı..Tabii şuan Bodrumun yarısına hizmet veriyor ama hala durumun ciddiyetini anlayamamış ,”acaba mekan açsam tutar mı ki?? Kobi olayını da hiç araştırmadım.. nasıl olur kii?!??? ” tadında ortalarda dolanıyor..Allah’ım bu yeteneğini neden öldürüyosun 30 yaşına geldik ,lütfen biyerden başla ve gerisi gelsinnnn..Buara bu çırpınışlardayım , ve şuna deli gibi inanıyorum ki ,eğer içinizde bir ışık varsa n’olur körükleyin ve söndürmeyin ışığı..Hayat deli gibi hızla akıyor ve zaman geçtikçe  cesaret kalmıyor..Lütfen içinizdeki cevherleri karartmayın ..parlatın..parlayın..ertelemeyin..geciktirmeyin..

Şimdi bunları niye yazdım benim biricik arkadaşım belki cesaretini toplar ve ayaklanır artık..Bakalım kahramanımız ileriki günlerde neler yaşayacak 😉

 (Güliiiiiiiiiğn bak hepimis seni bekliyorus tatlııığm ;))

……….Belki üstümüzden bir kuş geçer….Kanadından bir tüy düşer….İner döne döne gökyüzünden…Hiç bir yüz güzel değil senin yüzünden
Haydi kalk gidelim bu şehirden…Gün doğarken ya da güneş batarken …Belki kuşlar geçer üstümüzden…Kanatlanır senin ellerinden… Ellerinden………