Tag Archives: korku

23 Nisan güzellemesi :)

Standard

Bugün ailemizin en minik bireyinin 1. yaş gününü kutlamak üzere amcamların Güzelce’deki evindeydik..Özlem (Amcamın eşi) sağolsun bir parti konseptinde neler gerekiyorsa hepsini hazırlatmış..Yiyecekler,bahçe süslenmesi ,hazırlıklar 100 üzerinde 100dü 🙂

Miniş bebeğimiz bunca hazırlıklar yapılırken de, pastası kesilirken de ya da hediyeleri açılırken de ,dünyadan bi haber sadece elinde o an ne varsa ona odaklı hareketler yapıp, kendi çapında agularla gugularla bütün gününü geçirdi..Balonlar patlamış yok efendim hediyeler yere düşmüş umrunda mı? 🙂 Acıkırsam annem yedirir, kakamı yaparsam anneannem değiştirir ,siz kendi derdinize yanın peeeh der gibiydi:)

Bol yemeli içmeli, güneşlenmeli bir günün sonunda vedalaşırken bir an onun yerinde olmak istedim..Ama sonra düşündüm ,daha ilkokula gidecek ,sonra ortaokul (ya da muhtemelen 4+4+4 her ne ise ondan işte..) yok üniversite sınavı, yok ilk aşk acısı,yok evlilik hazırlıkları amaaaan birden içim acıdı minik yavrucuğa..:) Bir ömür boyunca insan sürekli aşamalardan geçiyor..Aman aman yok bebeğimizi Allah talihinden sevindirsin diyor, hayatı boyunca kendisine huzur ve mutluluk diliyorum:)

(Bahçedeki huzur ,işte Nisan ayı budur 😉 )

Çocuklarla aramın ne kadar iyi (!) olduğunu beni tanıyanlar çok iyi bilir..2 Yıl önce Cenk’in çocukluk arkadaşı ve eşi ,(benim de tanıdığımda çok ama çok sevdiğim sevgili arkadaşım Şükran ,eşi ) ve 4 yaşındaki kızı bizi ziyarete gelmişti. Cenkle haftalar öncesinden hazırlığa başladık,hayatımda ilk defa küçük bir çocuk misafirimiz olacaktı ve bilmediğim bir konuda yanlış yerden gelmişti soru..Çocuklar nelerden hoşlanır? Çocuklarla “sorunsuz ” zaman nasıl geçirilir? Bana göre bütün çocuklar ağlar zırlar annelerini ve etraftakilerin hayatını cehenneme çevirirlerdi?!?!  (Sanırım henüz Şükran’ı tanımıyordum ve  bilinçli bir annenin çocuğunun gayet de uyumlu olabileceğini bilemiyordum..)

Misafirlerimiz gelmeden önce hemen güzel bir bez bebek aldım , Cenkse çizgi film DVD leri aldı, küçük misafirimizin sevebileceği çikolata vs.. abur cuburlardan ağladığı an çıkarabileceğimiz eğlenceliklerden hazırladık..Yani bütün silahlarımız hazırdı ,Onunla savaşabilirdik ! Misafirlerimiz geldiğinde şaşkınlık içerisindeydim.. Tatlı Ece tam bir prenses gibiydi..Ne ağlamak ne huzursuzluk..Abur cuburları çocuğa vermeye fırsat kalmadan biz büyükler tüketmiştik 🙂

Şükran o kadar yakından ilgileniyordu ki Eceyle ,çocuğun bizimleyken varlığı yokluğu birdi..Bir gezmeye gitme öncesi ,gaza gelmiş “hadi Şükrancım sen hazırlanırken ben yedireyim Ece’yi” demiştim,makarna ve yoğurdu güzelce hazırladım , koca kalın penne makarnayı kendi ağzıma bile sığamayacak kadar çok bir şekilde çatala batırdım ve çocuğun ağzına tepmeye başladım , aldığım tepki ” Benim ağzım küçücük nasıl yiyim o kadar makarnayıııı?!?!?!” Hımm seni gidi minik sevimli şey..Haklıydı..

Makarnaları küçük parçalara ayırarak ağzına koymaya başlamıştım..Sabırla çiğnemesini bekliyordum , o hızlandıkça ben de hızlıca ağzına makarnaları tepiyordum ki bu iş kısa sürede bitsin ,ikinci tepki gecikmedi “ Ya makarnayı yoğurda batırıp verir misin ? Ağzımı yakıyosuuun!?! ” Cici kız..

(Ağlamak istiyorum …)

Son olayımız ise Ece’yi ayağımda sallarken oldu..Beyler PS oynarken biz de Şükranla pencerenin önündeki üçlü koltuğa yayılmış bir yandan dedikodu yapıyor bir yandan da ben Eceyi sallıyordum..Birden Ece mızmızlandı ve gözlerini sabitçe pencereye bakarak “anneee orda bi adam var bize bakıyooo 😦 “demesiyle ben çocuğu pufun üzerine attığım gibi Cenk’in yanına zıpladığımı hatırlıyorum?!?! Allahım ne göründü şimdi bu çocuğaaa 😦 Şükrancığım olanca olgunluğuyla “annecim oradan birinin bize bakması imkansız ,burası çok yüksek ” diye Ece’yi avutuyordu ama ama ben avunamıyordum maalesef 😦 ” Ece nasıl bi adam anlat bakiyim canım ?!?!? ” 😦 ……. O kadar emindim ki Ece’nin  2 hafta önce hayatını kaybeden üst kat komşumuzu gördüğüne ?!!! Başka ne görecekti çocuk ??( O kadar eminim yani..) Sonunda Ece’nin gördüğü adamın Cenk’in cama yansıyan görüntüsü  olduğunu farkettiğimizde nasıl rahatladığımı anlatmama gerek yoktur herhalde..

Çocuklarla hayat güzel , yarın 23 Nisan bütün miniklerin bayramını kutluyor ,yanaklarını öpüyor ,çocuğunu bilinçli yetiştiren anneleri ise kucaklıyorum 🙂 Nice 23 Nisanlara ..

Reklamlar

Ljubljana / Slovenya’da bir şaşkın ördek :)

Standard

Hayatımda ilk yurt dışı tecrübem Ljubjana seyahatiyle oldu..Karlı bir mart ayında şirket eğitimi için tek başıma yollara düşecektim..Önce haritayı açıp yerini buldum ,İtalya ,Hırvatistan ve Avusturya ile komşu olan bu küçük ülke Yugoslavya’dan ayrılıp bağımsızlığını ilan eden ülkelerden..Ülkenin ambleminin ejderha oluşu güçlülüğü temsil ediyor..

 (Dolayısı ile bu sevimli (!) ejderhalardan her köşe başında görebiliyorsunuz.Bu arada sağımdaki sarışın abla eski Bulgaristan güzeliymiş..Hey Allahım boyu benden kısa nasıl güzelse 😛  🙂 )

 Bütün işlerim rast gitmişti otele geldim ,şişe dibi gözlüklü genç resepsiyonist çocuktan anahtarı aldım ve odaya çıktım..Otel 4 yıldızlıydı (güya ) ama maaşallah 2 yıldızını  ikinci dünya savaşında bırakmıştı..Köhne,basık ve kasvetli bir otel..Neyse odaya çıktım..Belli ki odanın tozu savaş zamanından beri alınmıyordu..Oda tek kişilikti ama benimle beraber kafam kadar 2 tane de örümcek vardı..Ya sabır çekerek bavulumu açtım hemen pijamalarımı giydim..Sanki şeytan dürttü ,gidip banyonun kapısını açtım..Gözlerim (bugünlerde internette dolaşan) şaşırmış  koala gibi sabit bakmaya başladı ..Banyo buhar dolu, belli ki en fazla 5 dakika önce biri banyodan çıkmıştı..Kapağı açık kalan after shave ‘e bakılırsa bakımlı bir beyefendiydi ?!?! Ve muhtemelen çok uzağa gitmiş olamazdı!!!!

(Minnoşsun sen yaaaa  :)) )

Yok yok banyoda filan değildi Allahtan.. (Annem şuan ruhunu teslim etmek üzeredir, vallahi yoktu adam filan anneciğim..  )Dolabı açtım birkaç gömlek ve takım elbise ?!!! Derken kapı çaldı !! Odanın sahibi ve resepsiyonda ki şapşal gözlüklü tam karşımdaydı..Yanlış anahtar vermiş bana..150 ayrı özürü kabul ettikten sonra pılımı pırtımı toplayıp yan odaya yerleştim..

Restorana indiğimde tanıdık bildik bir şeyler yemenin uygun olacağını düşündüm ,her ülkede mutlaka olan patates kızartmasından istedim..Global ismiyle “French Fries” dedim “Oh! kumpiğğğ” dedi amca..(Kumpir.. ) Ben de “aa kumpir mi var dedim ,vay bee kesin bizden çalmışlardır diyorum.. , patatesin  büyüklüğü nekadar oluyor ? ” diye sordum  ,işaret barmağını gösterdi..”Ay bu bana az siz bana 4 patatesten yapın” dedim o kadar açım ki  , adamın gözleri faltaşı gibi açıldı ,emin misiniz madam dedi , evet evet lütfen 4 patatesden yapın dedim..(içimden de çattık heralde parmak kadar patatesten nasıl bir kumpir çıkartıyor bunlar diyorum.. ) Neyse tamam dedi ve mutfağa gitti..Nereden bilebilirdim ki ” kumpir” in onların dilinde patates kızartması olduğunu..Adamcağız zaten patates kızartmasından bahsetmiş..Ben de kumpir yiyeceğiz diye seviniyorum..Dolayısıyla 4 ayrı dev kadar patatesten , bir salata kasesi dolusu patates kızartması geldi,gördüğüm an doymuştum zaten..

( “Ne parkediyonuz la ! ” diyor galiba.. )

Orada 4 gün kaldım,şehre 20 dk. uzaklıkta olan Domzale adında bir kasaba..Paskalya bayramı sebebiyle her taraf tavşan objeleri ve renkli yumurtalarla süslenmişti..Son gün boş olan vaktimde , şirkettekilere bir gece önce birlikte gittiğimiz alışveriş merkezine gitmek istediğimi söyledim,iş saati olduğundan kendileri çıkamıyordu ama beni bir taksi çağırıp şoföre emanet ettiler..Çok güvenli bir şehir olmadığını söylediler ve dönüşte aynı şoför amcayı bulup onunla gelmem için adamın numarasını verdiler..Adam İngilizce bilmiyordu..Allaha emanet çıktık yola..Neyse gideceğim yere bıraktı ,ben bütün gün gezdim tozdum artık gitme vakti geldiğinde adamı aramak istemedim..Adam zaten İngilizce de konuşamıyor ,ne anlatıcam telefonda..Hem n’olcak başka taksi bulurum dedim..Ve gördüğüm ilk taksiye bindim..Taksici gayet güzel İngilizce konuşuyordu..Domzale’ye gitmek istediğimi söyledim ,tamam dedi ve  hareket etti, Otobana çıktı ve son sürat gitmeye başladı…5 dk. sonra madam hangi yoldan gideceğimizi tarif eder misiniz de-mez mi??? “Aaa ben asıl bileyim?!?!??!!?! sen bilmiyor musun yolu “dedim..Ben hayatımda Domzale diye bir yer duymadım demez mi?!?!?! “Durun o zaman ben ineyim dedim,  “otobandayız inemezsiniz “dedi..

O saatten sonra yapacak birşey yoktu..Muhtemelen ormanlık bir alana gidiyoruz diye düşünüp içimden ve  Ayet_el Kürsi okumaya başladım ..Bir yandan da acaba önce tecavüz edip sonra mı öldürecek, yoksa daha ağır bir sapık olduğu için önce öldürüp sonra mı tecavüz edecek diye düşünürken ikincisi daha iyi geldi…Allah’ım benim sonum bu şekilde mi olacaktı?!??!?! Cenk’le de ayrılmıştık zaten oh olsun gazetelerde resimlerimi gördüğünde içi sızlardı inşallah!!! (Psikolojiye bak )Ben bu senaryoları yazarken , artık yüzüm nasıl bir hal aldıysa adam aynadan bakıp “madam madaaaam lütfen sakin olun buluruz yolu , hiç endişelenmeyin dedi ..Birden katilime kanım kaynadı ..Sanki iyi biriydi beni öldürmeden sadece paramı alıp salacaktı belkide..

(Katilin ,Ebrashca’yı yutma anı.. )

Neyse az gittik uz gittik ,yolda bir benzincide durup sorduk..Adam tarif etti, iyice yol aldıktan sonra birden tabelayı gördüm ” DOMZALE ” !! Allahım yıllarca ayrı kaldığım memleketimi görmüştüm sanki,o kadar sevindim ki neredeyse inip toprağını öpücem :)Sağ salim otele geldik ,şoför iyice yüzsüzlüğü ele almış nasıl döneceğini soruyor bana ,”adam herhalde gerizekalı ?!” diye düşünürken,hemen çıktım arabadan..Arkamdan bağırmaya başladı “Madaaaam madaaam!! ” ben de aklım sıra bakmıyorum..Hala bağırıyor..Off ne var ya Allahın cezası diyip dönmemle ,adamın elindeki poşetlerimi gördüm ..Torbaları yan koltukta unutmuşum ,poşetleri alıp nasıl kaçtığımı bilemedim..

İlk yurtdşı seyahati sağ salim bitmişti ama daha Ebrashca’nın yaşayacağı çok anı vardı 😉 (Arkası yarın diyorum ve bu günlük bitiriyorum 😉 )

Hepinize çok tatlı rüyalar diliyorum, dün gece rüyamda gördüğüm rüyanın hayırlara gelmesini istiyor ve hakkaten gördüğüm şeyle yorumladığım şey aynı ise aynısından hepiniz için diliyorum 😉 Bu gece de siz çok güzel rüyalar görün ve hepsi bir bir çıksın inşallah 😉 İyi geceleeeer 🙂