Tag Archives: kardeş

Abişko loves Kardeşko :)

Standard

6-7 yıl önce, bir bahar vakti annemle babam tatile gitmiş , biz de sevgili abimle evde başbaşa kalmıştık.. Annem bu defa bize yemek yapıp bırakmamış, sevgili komşularımızı da sıkı sıkı  tembihlemiş ,kesinlikle kimse bir kap çorba bile götürmesin ki Ebrar yemek yapsın , Murat da kardeşine yardım etsin ve  bu işleri artık öğrensinler..Güzel bir dayanışma içine girsinler..

Biz zaten çok güzel dayanışıyorduk da , sorunumuz büyüktü.. Açtık 🙂 Evde biriken pizza kutularından prefabrik ev yapacaktık neredeyse.. Çok sevdiğim, annemden ayırmadığım üst kat komşumuz Fatma Abla ile yolda izde karşılaştığımızda ,farkediyordum içi gidiyordu ama annem kesin talimat vermişti ,kadıncağızın elinden bir şey gelmiyor sadece ” Ebrarcım akşam yemeği yediniz mi? ” diye soruyor , “aaa yedik yedik sağol Fatma ablacığım “diye konuyu geçiştiriyor ama  aslında aynı anda Fatma Ablayı fırında bezelyeli tavuk, buLgur pilavı ve domates çorbası olarak görüyordum..

Neyse bir akşam abimle Cevahir’de buluşmaya karar verdik. Ben işten çıktım ve buluştuk, yemek yedik tam dolaşırken abimin arkadaşları sürekli arıyor ,abimse onları geçiştiriyordu.. En son gür sesli biri aradığında “ya gelemem oğlum, kardeşim yanımda ” dedi, karşısındaki efendi çocuk ise ” Hayvan mıyız ,yicez mi kardeşini!!”  diye hömkürdü !

(Bu arada bizi tanıyanlar bilir , iki kardeş olmamıza rağmen ben ne kadar , akıllı,uslu,hanım hanımcık, hatta demode bir Türk kızı isem abim tam tersi Heavy Metal dinleyen uçuk ,kaçık ,deli zıpır bir abidir.)

Neyse biz düştük yollara , Taksim’de bir bara gittik.. Bar 4 katlıydı ve daracık yuvarlak merdivenlerinden çıkarken ,kimisi yatmış merdivene ,üzerinden atlıyoruz  (tabii ben : Iyyyyy Allah belanızı versin bu ne yaa!!” ) yada yanımızdan geçenlere omuz atıp (müsade isteme filan yok, ööle kibar davranışlar out! ) gideceğimiz Allah’ın cezası yere ulaşmaya çalışıyoruz.. Neyse sonunda bulduk ve gidip aralarına -sıkıştık- . Bangır bangır metal müzikten , sigara dumanından ve karanlıktan  hiç kimse birbirini anlamasa da el yordamıyla anlaşıyorlardı.. Arada beni işaret edip ” kim bu ? ” tarzında mimik yaptıkları an abim ” kardeşim ” diyordu ve o tuhaf bakışlar birden sevgi dolu bir hal alıyordu… Tamam burayı attım , muhtemelen tipe bak diyorlardı ..Çünkü onların o simsiyah giyinmiş, ağzından gelip kaşından çıkıp burnundan sallanan piercinglerine ,kızların simsiyah ojeli ve simsiyah makyajlı hallerine ve çocukların uzun rastalı saçlarına hiç uymuyordum..Sonuçta maalesef işten gelmiştim,  beyaz gömleğim , inci küpelerim ve topuz saçlarımla mekanda eğreti duruyordum..

Neyse artık yarım saat zor dayanabildim ,masanın altından abimi dürtmekten helak olmuş, tekmelediğim bacağın abime ait olmadığını anladığımdaysa rezil olmuştum!

Uzun uğraşlar sonucu  sağolsun abim anladı sonunda ve ben önde abim arkada ,yine merdivenlerde içenlere kusanlara aldırmadan ( e alışmıştım  artık) mekanı terk ettik.. Ben İstiklal caddesi boyunca abime vırvır konuşmaya başladım.. “Yani içmenin bir adabı olur , ne bu böyle millet merdivende kusuyor ,siz içerde oturuyorsunuz.. o kızların o halleri neydi simsiyah ojeler filan ( sanki Milli Eğitim Bakanlığından denetlemeye gitmişim..Sana ne milletten değil mi ? .. ) , müzik ne öyle bangır bangır, leş bir koku,kedi mi yiyo  bunlar ben bilmiyorum artık! .. Filan derkennnn liseden çok ama çok sevdiğim canım arkadaşım Onur karşımda duruyordu..Ya da şöyle anlatmalıyım ; ” Simsiyah beline kadar uzun kıvırcık saçları , kaşındaki ,burnundaki piercingleri , dövmeleri ve upuzun iki yandan örülmüş kırmızı sakalıyla karşımda duruyordu! ” Bir müzik grubunda bateri çaldığını biliyordum ve yıllar sonra ilk defa karşılaşmıştım.. Büyük bir sevgi kucaklaşması.. Ah canım nerelerdesinler filan ,sonra mutlaka görüşelimler  derken ayrıldık, kafamı çevirip abime baktığımda ,gözlerini kısmış ve ” bana diyene bak ! sen esas kendi arkadaşlarına bak!” dedi 🙂

(Heh ahanda buldum işte ,arkadaşımın sevgi dolu bir resmini 😉 )

Evet abim o bakışıyla bana bir hayat dersi vermişti saniyelik.. İnsanların dış görünüşü değil ruhu ve size hissettirdikleriydi önemli olan.. (Yani ne bileyim o güne kadar metal müzik dinleyenlerin hepsi kediyle besleniyormuş gibi geliyordu bana 🙂 ) Sonuçta ben Onur’u gördüğümde onun ne saçları , ne piercingleri ne de tuhaf kırmızı sakalı ilgimi çekmemiş sadece sevgili arkadaşımın gözleri beni mutlu etmişti..Değişmemiş aynı kalmıştı..Bakışlar yine muzip , ses yine çok kalın “maymuuuuuuuuuuun!! “diye bana sarılırken biz yine sınıftaki sıraların arasında ,bir tatil sonrası birbirimize kavuşuyor gibiydik..

Abim de deli değildi herhalde , bu arkadaşları gündüz gözüyle daha bir farklıydılar mutlaka.. Paylaşımlar , dostluklar başkaydı yani..Hepsi iş güç sahibi ,düzgün insanlardı elbette ama işte şanssızlıkları benim inci küplerimdi 😛

(Artık metal müziğe laf yok  😉 )

Bu yazıyı yazarken aynı günü yeniden yaşadım, canım abim sen çok yaşa 🙂

Harika bir güneş, masmavi bir gökyüzü ,bugün herşey dilediğiniz gibi olsun..Kafanızı kurcalayan her ne ise pırıl pırıl hava gibi aydınlansın , sonuca ulaşsın, yakanızı bıraksın 😉 Mutlu bir Salı sizin  olsuuuun 🙂

Bir Genç Kızın Odası :)

Standard

Bugün Gülşah’ın odasındayız..Eski yazılarımda bahsetmiştim ama hatırlamayanlar için ( ki kendisini tanısanız asla unutmazsınız ,nevi şahsına münhasır bir kişiliktir 😉 ) kendisi teyzemin kızı olur. Benden 7 yaş küçük olmasına rağmen çocukluğumuzdan beri öyle bir kafamıza çakıldı ki ” kardeşsiniz siz , biz aradan çekilince birbirinize sahip çıkacaksınız!!! ” Kim benim kardeşim, eniştem aslında babam mı yoksa teyzem annem mi diye dönem dönem sorguladığım olmuştur..Ben evlendiğim yıl Gülşah İstanbul Teknik Üniversitesini kazandı ve annemlere yerleşti, yani ben evden gelin olup hüngür şakır ağlayıp ayrılırken (yani abartmaya gerek yok pek ağlamamıştım..) Gülşah çoktan evde egemenliğini kurmuştu..Benim odam, yeni mobilyaları,perdesi ve badanasıyla yepyeni bir oda olmuştu..

(Yokluğuna hemen alışılan Ebrashca yine şaşırdı 😉 )

Neyse ,dün  Cenk’in basketbol maçı sebebiyle annemlerde takıldım..Anneciğim muhteşem yemekleri hazırlarken biz de fotoğraf sanatımızı geliştirelim dedik..Huysuz ve tatlı bebeğimiz Gülşah’ın odasından bazı kareler ;

(Retro hayatlar..Milano’dan Pinokyo, Paris’ten anahtarlık, Venedik’ten maske küpeler ve değişmeyen Starbucks Mugları..Teyzesinden Minibüs Kumbara -bana niye alınmamış acaba?)

(Bardak kapağı kedicik..Matruşkalı kutu,Hello Kity, Defne’nin doğum hediyesi,Hello Kity Ayna, Cup Cake Lip stick..Atlıkarınca benim hediyem 🙂 ve takılar..takılar..)

 

(Takılar..takılara devam .. ve ne zaman nerede giyileceğine henüz karar verilmemiş gümüş rengi pabuçlar..) 

(Şu matruşka kolyede de gözüm var ne zamandır..Aradan yürütse miydim?  )

( Retro hayatlara devam .. ve kitaplar..Sevimli kıs ne güzel kitaplar okur..Ölüler Ölüsü,Hepimizin Ölüsü ,Yılın Ölüsü..İşte böyle sevgi dolu bir aileyiz..)

(Sevgiler..sevgiler.. Teyzesinden yine sevgi dolu bir yılbaşı hediyesi..(Hayır bütün güzel hediyeler neden O’na geliyor anlamıyorum..Neyse teyzem gelir yakında ben de havamı atarım peeeh..:) )

İşte böyle..İçinde kızlar dolu olan bir ev hep kıkırdama ve keyif doludur..Yatağa doluşulur dedikodu yapılır ..Çayımı doldur! , hayır sen küçüksün sen doldur ! kavgasında ,anne ayaklanır ” sizden bi halt olmaz ben doldururum ” der 🙂 Anne gaza getirir hadi gezmeye , kızlar fön makinasını, rimeli, tarağı paylaşamaz,buarada saç saça baş başa girilir ,anne hiddetle kapıyı açınca birbirine sarılıp ” ah canıııım ” denilir, küçük kardeş popodan aşağı kadar çizgi halinde yırtık kotunu büyük bir zevkle sergilerken , anne baygınlık geçirir, abla edebi konuşmalara başlar..Ablanın düğününden bir gece önce abla kardeş koyun koyuna yatar son kez..Düğünde kardeş bütün şımarıklığını ve hırçınlığını kenara koyar, en kuytuda ağlarken ,anne ve teyze onu sakinleştirmeye çalışır:) Abla gelinliğin içinde çok şeyi görür ama, amaaaan ben sevgilime kavuşmak için çok ağladım sıra sizdeeee diye güvercin uçuverdi’ de topuklarını yere vurmaktadır..

Kardeşim yok ama Gülşah tam sol göğsümün üstüne öyle bir iğnelenmiş ki ,aynı anneden olsaydık ancak bu kadar paylaşım yaşardık.. İşte böyle minik bir kardeşlik öyküsü benden size..

Bugün güneşli bir cuma günü..Haftasonu size çoook güzel sürprizler getirsin..Kaç zamandır takibinde olduğunuz o çok pahalı deri çanta %85 indirime girsin, pat diye kucağınıza düşüversin 😉