Tag Archives: Kahire

Kahire Seyahati -2 Piramitler

Standard

Gelelim Piramitlere ..Piramitlere gideceğimiz gün Onur izinliydi ,bizim için koskocaman bir minibüs temin etmişti,minibüs bizi sabah gelip aldı ,büyük bir heyecanla yola çıktık.

(Cleopatra’ya araç tahsis edildi..Canıııım hiç kıyamaz yengesinee 😉 )

Bu arada ben Piramitleri Kahire’nin çok dışında hatta çölün tam ortasında sandığım için ,yolun kalan kısmını develerle devam edeceğiz filan diye tuhaf bir hisse kapılmıştım..Meğer Piramitler şehre sadece yarım saat mesafede Giza bölgesinde yer alıyormuş..Piramitlere karşı durduğunuzda arkası uçsuz bucaksız çöl fakat sırtınızı döndüğünüzde ,gayet yeşillikler içinde olan şehri görebiliyorsunuz 🙂

Yarım saat lay lay lay yol aldıktan sonra tam Piramitlerin girişinde minibüsümüz durdu , biraz bekledikten sonra Onur’un otelden arkadaşının ayarladığı sevgili rehberimiz geldi.Adam tam bir karizma bombası gayet akıcı ve güzel İngilizce konuşuyor..Gereksiz muhabbete girmiyor..Mesela girişte bütün turist kafileleri bekliyor,bizim minibüsümüz tam yanaşırken rehber bir selam çakıyor ,beklemeden hemen bütün kapılar açılıyor bize??! Rehberimiz bir yandan anlatıyor ve bir yandan da fotoğraflarımızı çekiyor..

(Klasik bir Piramitler fotoğrafı ,bu pozu vermeyeni  dövüyorlar  😉 )

Buarada piramitlerin mucizesi gerçekten insanı alıp götürüyor..Bir çok mucizeyi içlerinde barındırıyorlar..Bu nasıl oluyor? Nasıl bir hesaplamayla yapılmış?Gerçekten sadece insan gücüyle mi yapılmış ? vs.. vs.. İşte piramitlerin mucizelerinden bir kaçı;

** Piramit kimin adına yapıldıysa,onun bulunduğu odaya, yılda iki defa güneş girmektedir.(doğduğu ve tahta çıktığı günler.)

** Piramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğuna hakkında bir bilgi yoktur.Araştırmacıların çoğu ya içinde kayboldu yada aynı yerde birkaç tur attılar fakat içlerini göremediler.

** Piramitlerin içi yazın soğuk,kışın sıcak olur.

** Gize’deki üç piramit aralarinda bir Pitagor üçgeni olacak sekilde  düzenlenmislerdirBu  üçgenin kenarlarinin birbirlerine göre orani 3:4:5’dir
** Büyük Piramitin tabininin yüzeyi,anitin yarisinin iki katina bölündügünde  pi=3,14 sayisi elde edilir
** Büyük Piramitin dört yüzeyinin toplam yüzölçümü,piramit yüksekliginin karesine  esittir
** Büyük Piramit,dünyanin kara kitlesinin merkezinde yer aliyor

Bunlar gibi bir çok mucizesi var..Gerçekten gidilip görülmesi gereken yerler..

 (Ben Cleopatrayım istediğime vurarım .Sfenks ‘de beni öper  😉 )

Biz bir yandan vay be nasıl yani sorularına cevap ararken ,sevgili rehberimiz anlatmaya devam ediyordu..Buarada etraftaki hediyelik eşya vs.. satıcıları sürekli turistlere yapışıyor ,rahat bırakmıyorlardı fakat ,bizim rehberi gören bizden uzaklaşıyordu..Yanımıza gelen olduğundaysa ,rehber tek bir kelimeyle adamı uzaklaştırıyordu..(Bir ara piramitleri bıraktık ,rehberin gizemini çözmeye çalışıyorduk..)

(Bu arada yüzsüzlüğü ele aldık ,artık Piramitlerin tepesine filan çıkıyoruz.. )

Rehberimiz sıkılmadan fotoğraf çekmeye ve anlatmaya devam ediyor, yolda yanımızdan geçen hediyelikçiden ,hediye alıp bize veriyor filan..Diğer turistlere girişin yasak olduğu bölümlere istediğimiz gibi girebilmemizi sağlıyor..Onunda sırrını yakında çözecektik..

Deve Macerası

Neyse gezdik tozduk ,bir ara deve kervanlarının ve bedevi tarzında amcaların olduğu bir bölüme geldik.Ben hemen develerin yanında aldım soluğu..Oturan bir deve görüp ,sahibine aldırmadan hemen “ayy Cenk hadi gel üstüne cıkıp fotoğraf çektirelim “dedim..Ohooo deveci bizi görünce gözlerinde Euro işaretleri oluşmuştu çoktan…(  €€€ ) Neyse biz bir güzel deveye yerleştik ,tam fotoğraf çektirmek için gevşemişken bizim deveci ağzıyla ” lık lık” gibi bir şey yapmasıyla bizim deve önce öneeeee,sonra arkayaaaaa ,ya Allah bismillah şeklinde kalktı??!?!?!?!? tabii ben çığlık çığlığa ,Cenk arkamdan sarılıyor ama deve bildiğiniz deve , yani sırtı engebeli..Adam önde, ben ,Cenk ve devemiz arkada ,tapa gaz gidiyoruz?!?!

(Sağ olsun rehberimiz hiçbir anı kaçırmamış .. )

Buarada ben nasıl bağırıyorum ,başladım yine Türkçe ” Yahu bi baksana be adam!!! Mahmuuut!!! Ahmeeeeetttt!! ( Mısır’ da genel olarak erkek isimleri Mahmut ve Ahmetten ibaret olduğu için mutlaka ikisinden biridir dedim..) Cenk’e bağırıyoum bişey söylesene diye ama Cenk bana gülmekten hiç bir şey yapamıyor..En sonunda “Yahu nereye götürüyorsun bizi ,durdur şunu Allah belanı versiiiin!!!!” dememle adam döndü ve sus işareti yaparak ” Madam!! You make my dear afraid !! ” Madam kes sesini benim canımı (devesini gösteriyor ) korkutuyorsun diyor!!! Hay sana da devene de !! Neyse bizi kervandan ayrı ıssız bir yere getirdi..Bir güzel fotoğraflarımızı çekti..Ben birazcık rahatladım artık alıştık deveye ,o arada Onur ve devesi de bize yetişti?! 🙂 Allahım ailecek ölecektik..Tam resimler çekilirken bizim deveyle Onur’un devesi koklaşmaya başlamaz mı?!?!? Bizim deve huysuzlaşmaz mı?!?!? Hüüüü Allahım ,başladım içimden ayet-el kürsi okuyorum, devenin boyu 2.5 m var düştümüzü düşünün ..Bu arada çöl değil gayet toprak bir yol ve çok engebeli taş tuğla ne ararsan var yolda..Onur’un devesini idare eden çocuk onları geri götürdü hemen…

Neyse bizim deveci fotoğraf çekimini bitirdi ve ciddileşti, aldı benim çantamı (çanta için de askı yapmış deveye manyak) , gayet ciddi bir şekilde “şimdi eğlence bitti, paramı verin! ” dedi ,Şerefsiz biz eğlenmedik ki sen eğlendin diyemedim tabii ,hanımlığı yeterince bozduk zaten ,ayrıca hala devenin üstündeyiz ve yamuk oturuyoruz, düşmek üzereyiz..Neyse ne kadar olduğunu sordum ne dese vericem o derece korkuyorum ve gitmek istiyorum artık, Sonradan öğrendiğimize göre bizden Mısır’daki bir asgari ücret kadar para almış 🙂 Sanırım bizden sonra bir ay devesine sarılıp uyumuştur..

Neyse sağ salim Onurla buluştuk..Buarada adam bizi bırakmamakta ısrar ediyor, hadi şimdide hep birlikte fotoğraf çekelim dedi, neyse bir güzel sarıldı bana ” ya dur bee, Cenk bu beni ellicek mi napıcak!! “dedim Cenk her zaman ki ,olgun olumlu kişilik ” Ebrarcım ne var ,adam hatıra olsun diye resim istiyor! ” gel hadi çektirelim..Neyse sarıldık deveye pardon adama ..

(Adam yarım saat içinde kazandığı paranın keyfiyle mutlulukltn dört köşe olmuş.. )

Vedalaşırken adam Cenk’e Allah’tan ümit kesilmez falan gibi bir şeyler söyleyip sonra da elindeki sopayı O’na hediye etti..Beni terbiye etmesi içinmiş?!?! Cenk adama bayıldı hatta İstanbul’da olsak kesin yemeğe çağırmıştı adamı..

Minibüsümüze geri döndük, rehberimizi aldığımızı yere geldiğimizde , ben başladım babasının oğlu değiliz ya kimbilir bu nasıl kazıklıcak bizi ama değer valla adam bütün gün bizimle uğraştı filan derken, Onur teşekkür etti ve borcumuzu sordu, adamcağız “eğlendiniz mi? “dedi ,biz hep bir ağızdan  ” Ohh yes it was really wonderfuuuuul  ” filan derken tamam öyleyse ben de çok eğlendim ,kendinize iyi bakın dedi ve gitti?! Sonradan öğrendik ki meğer bizim gizemli abi,  rehber değil emniyet amiriymiş?!?!? Bu da Onur’un arkadaşının bize jestiymiş.. Ama bak İstanbul’ da olsak bu defa ben de yemeğe çağırırdım yani 😉

Korku yaşamıştım elbette ama orada bulunduğumuz süre boyunca gerçekten her dakikası harika geçmişti..Aynı gün Cenk’in doğumgünüydü ve Piramitlerde doğumgünü geçirmiştik, bir daha böyle bir fırsat ele geçmezdi..Otele döndüğümüzde çok yorulmuştuk ,odamızda bir sürpriz bizi bekliyordu ;

( Cenk ‘e doğumgünü jesti 😉 )

Bu arada Onurcuğum sağolsun bütün oteli organize etmiş,Cenk için 3 ayrı pasta yapılmış, saat başı bir pasta geldi 🙂 Pastalardan biri tamamen şekerden top şeklinde yapılmıştı.Üzerinde tane- tablet çikolatalardan vardı..

Tarihiyle, kültürüyle,değişik insanıyla, piramitleriyle ,devesiyle herşeyiyle harika bir tatildi..Mutlaka ama mutlaka tavsiye ederim ama tabiiki  turla gidilmesi daha uygun olur.

2 Gündür bu yazılar bana yeniden o günleri yaşattı..Tatil moduna girdim bile..Siz de şimdiden araştırmalara başlayın ,gidilecek yeri araştırmak bile insanı rahatlatıyor bazen..İnşallah harika bir tatil geçirin bu yaz 😉

Mısır / Kahire Seyahati -1

Standard

Havalar 2 gün güzel gitti, herkes tatil programlarını yapmaya başladı,ben de eski tatil notlarını karıştırırken ohooo neler buldum neler..Bugün size Mısır seyahatiyle ilgili bilgiler geçeceğim, önümüzdeki günlerde de diğer yerlerle ilgili yazılarım olacak.. Belki tatil için bir fikir olur size, ya da gideceğiniz yerle ilgili ön bilgi edinmiş olursunuz..

Mısır /  Kahire Seyahati  (Macerası desek daha doğru )

Aslında herkes gibi bizim de ilk gidilecek yerler listemizin başında yer alan Mısır ,Avrupa’yı gördükten sonra nedense daha bir alt sıralara inmişti. Taa ki Onurcuğumun – Kaynım olur kendisi – ( Yeni nesil bilmez şimdi , Kayn= Eşinizin Erkek kardeşi ) bir süreliğine Mısır ‘da yaşamaya başlamasıyla ” hadi bi gidek görek orıları gari ” diye karar verdik..

8 günlük bu mistik tatil için beni heyecanlar basmıştı bile.. Sonuçta Haziran ayında çöle gidiyorduk resmen?! 60 faktörlü güneş koruyucuları , şapkalar , kum çakıl geçirmeyen bağcıksız spor ayakkabılar vs.. vs.. vs..Hepsinin ne kadar da gereksiz olduğunu gittiğimizde anlayacaktım..

(Bayağı da çölmüş maşallah.. )

(Hava sıcaktı ama hafif esintili bir hava ,Piramitlere gittiğimizde bile  hiç bunalmadık..)

Mısır’a giderken gayet güzel vize başvurusunda bulunuyorsunuz, öyle kardeş dinler ülkeler filan dinlemiyorlar ,dostluk başka iş başka diyorlar yüzünüze karşı..Yani Mısır’a VİZE var.. (20 € kadardı sanırım)

Kahire Havalimanında büyük maceramız başladı, Mısır’da genel bir davranış biçimi , kimden yardım alsanız mutlaka bahşiş istiyor..Birine yol sormanız, hatta bazen göz kontaktı kurmanız bile sağ ellerini hemen size uzatmalarını sağlıyor..Sağolsunlar o sağ el hep yüzünüze karşı maşallah..

Havalimanında lavaboya gittim ,buarada Cenk birileriyle tartışıyordu ,tatil havasına öyle girmişim ki moralimi hiç bir şey bozamaz.. Neyse lavoboda elbisemin arkası kıvrılmış ,görevli teyze eteğimi düzelttiği gibi elini açtı ,ben de gayet güler yüzümle elini sıkmak için hamle yapacakken ,kadın kapının önünde durdu geçmeme izin vermedi,eli havada para istiyor?! Ben o can havliyle (nedense beni boğacak gibi geldi .. korku filmlerinde olur ya, sarı gözlü zenci kadın katil çıkar..) Türkçe “git beeee!! ” diye bağırmamla kadın kapıyı açtı, esas o benden korktu zavallı..Neyse Cenk’i buldum sağ salim,koluna yapıştım yok dedim burası bana göre değil, öyle kafama göre takılmayayım..

( Korkmuş bir Ebrashca )

Havalimanından çıkana kadar eline telsiz alan herkes sizi durdurup kimlik soruyor , bir havalar filan..Neyse en sonunda bavulumuzu bulduk tam artık kapıdan çıkarken yine telsizli bir görevli bizi durdurdu, bavulumuza baktı ,yetmedi aldı kaldırdı,kendince tarttı?!? Sonra da içinde ne var dedi??Cenk’de her zamanki American Boy tavırlarıyla ” Oh! some clothes , shoes ,playstation…… ” diye saymaya başlayınca hemen bıraktı bizi.. (Avrupalı şapşal bakışlı turistler vardır ya onlardan sandı bizi herhalde.. )

Yola çıkmadan bir gün önce telefonda Onurla son rötuşlar için konuşurken, Onur ; ” Yengoşkocum zamanda yolculuğa hazır mısınız?? ” dediğinde , ne söylediğini anlamış görünsemde hiç ama hiç anlamamıştım..

Havalimanından çıktık, Onurcuğum bizi karşıladı, bütün tatil boyunca bize sürpriz üstüne sürprizler..hediyeler..Çok ince ruhludur sağolsun..(Asılmayın yakında nişanlanıyor 😉 Aşk hikayesini ise ilerleyen bir postta yayınlayacağım 😉  ) Taksiye bindik yola çıkar çıkmaz  vaaay dedim nasıl bir yermiş bu Kahire, nasıl modern, piramit  şeklinde cami bile yapmışlar?! Yalnız bu görüntüler havalimanından ilk çıkanların ağzına bir parmak bal çalmaktan başka birşey değilmiş..

Neyse iyice şehrin içine girdiğimizde Onur’u çok iyi anladım.. Zamanda yolculuk başlamıştı.. Türkiye’nin 20 yıl önceki hali..Sokaklar..dükkanlar..Trafik felç ötesi İstanbul trafiğine laf atanlar bir de Kahire’yi görmeliler..Trafik ışığı diye bir şey yok, var da kırmızıda duran yok..Mütemadiyen akan bir trafik var.. Aman yeşil ışık yandı, karşıya geçeyim demeyin ,Allah muhafaza son geçişiniz olur.. Buarada arabaların büyük çoğunluğu Türkiyeden gidiyormuş..Her yer Murat131 / Murat 124 ve Serçe dolu.. Arabalar çarpışmaktan mutlaka ama mutlaka kapılar ,tamponlar içeri göçmüş..Araçlar o kadar bizim ki , bir aracın arkasında Türkçe  “Kaderimsin ” yazıyordu :)) Türkiyeden toplayıp orada satmışlar demekki..

Misafirperver taksiciler;

Bir taksiye bindiğinizde mezdekevari son ses şarkılar sizi karşılıyor..Yalelli terelelli filan bangır bangır çalıyor, şoförden kısmasını rica ediyorsunuz ters ters bakıyor..Klimayı açmıyorlar karşılığında para istiyorlar.. 100km. hızla giderken aracın bütün pencereleri açık ,artık saç baş kafa kalmıyor..Gideceğiniz yere vardığınızda taksimetrede yazanı tam öderken , taksici “hayııır bahşişte vereceksin “diye başlıyor pazarlığa?!?! Yani sonuçta orada yazan neyse onu ödeyeceğinizi falanı filanı anlatmanız önemli değil, o adam o an sizden bahşiş istiyor, ne kadar ayıp hem vermezseniz arabadan inip peşinizden koşuyor?! Tekme tokat bahşişini de alıyor sonra da saf saf  “helal et” ! diyor?! İngilizce bilmiyorlar , e sizde Arapça bilmediğinize göre tarzanca anlaşıyorsunuz..Ama tabii ” bahşiş / helal /haram ” gibi sözcükler bizim dilimizdekiyle aynı olduğundan sorun yok çok güzel anlaşabiliyorsunuz..

(Şu miniş böcüklerden tüm hediyelikçilerde var. Antik Mısır’da bereketi temsil ediyor.)

Alışveriş merkezinde de olsanız ( büyük mağazalar ve marketler hariç ) mutlaka ama mutlaka pazarlık yapın.. Pazarlık alışverişin bir parçası..Hiç çekinmeyin çünkü açılış fiyatıyla son fiyat arasındaki uçurumu görünce , duruma hemen alışıp diğer alışverişlerinizi daha bir yüz göz olmuş şekilde  yapıyorsunuz.. Fiyatlar çok ama çok ucuz, 20-25 km. yol gidiyorsunuz TL hesabıyla 8-10 TL ödüyorsunuz ,hediyelikler, yiyecekler çok uygun..

Gezilecek görülecek çok fazla yer var.  Şehir Eski Kahire ve Yeni Kahire olarak adlandırılmış.Eski Kahire çok otantik..İstanbul Kapalıçarşı ‘ya benzer (sadece üzeri açık) , Khan el Khalili isimli bir çarşısı var ,

Altın -Gümüş takılar, bakır ibrik,tencere vs.. ,sedefli kutular, sandıklar ,otantik ürünlerle dolu.. Aynı yerde tarihi camiler , Sultanahmet meydanına benzer bir meydan ve tarihi binalar var.Osmanlı dokunuşları heryerde zaten..Kahire Müzesini ve özellikle müze içerisindeki Tutankamon’un Hazinesinin  bulunduğu bölümü ziyaret etmenizi tavsiye ederim..

(Altından yapılmış Tutankamoncuğum..Pek lüx düşkünüymüş..Altından heykelini kendi mi yaptırmış acaba? )

Yeni Kahire’de modern binalar ve alışverişmerkezleri var. Star’s City alışveriş merkezinde H&M ‘den Adidas’a kadar bütün markalar var. Yalnız markaların  3 sezon önceki ürünleri gayet kirli bir şekilde yeni sezon olarak satılıyor.. Buarada Koton,Sarar ,Flormar ,İstikbal gibi mağazaları , marketlerde Evyap , Şölen , Pınar vs.. markaları görebilirsiniz.. Aynı alışveriş merkezinin üst katında gayet modern mağazalar arasında dolaşırken birden dev gibi oymalı bir kapıdan giriyorsunuz, Eski Kahire’deki Khan el Khalili çarşısından yapmışlar,her yer ahşap bütün dükkanlar aynen çarşıdaki gibi dizayn edilmiş..

Yani bir  gün önce Khan El Khalili’de almadığınız ve akşam ” ayy niye almadııım 😦 ” diye dövündüğünüz o güzel gümüş takıyı ,yine burada bulabiliyorsunuz..

Buarada  şehrin tam ortasından  Nil Nehri geçiyor,günbatımında muhteşem manzara sizi içine alıyor..

Nehir turuna katılabilir ,night showlarla eğlenebilirsiniz,farklı bir yapısı olan şehirde kadınlar da geç saatlere kadar dışarıda olabiliyor. Mesela Nargile kafelerde gece vakti kadınlar karşılıklı nargile tüttürürken , çocuklar masa etraflarında o köz dolu sıcak nargilelerin arasında koşuşturuyor?! (Bizde olsa kadın çoktan çimdiği basmıştı çocuğa..) Çok modern gece kulüplerinde gayet modern bayanlar görebiliyorsunuz..

Kahire dini,tarihi ve kültürel yapısının yanında ,çok modern bir yapıyı da içerisinde barındırıyor..Aynı gün içerisinde bir çok duygu karmaşası yaşayabiliyorsunuz..Mutlaka gezilmesi ve görülmesi gereken bir yer..

Yarın Piramitler gezimizi anlatacağım..Bakalım çalışkan , zeki ama bir okadar şaşkın Türk Ebrashca Piramitlerde neler yaşamış 😉

Şimdiden hepinize mutlu bir haftasonu diliyorum..Çok güzel vakit geçirin ..Çok eğlenin..