Tag Archives: iftar

Haftasonu Pıtırları :)

Standard

Cuma akşamı Aylin’den bir telefon;

-Benim öksüzüm ,yetimim orda mııı?? Kıyamam ben onaaaa

– Evet burdayııııs 😦

-Tamam yarın akşam programınız yoksa iftara bize gelin , size noodle yapıcaam 😉

-Yehuhuwww tamam geliyoruz.

(Yani bir nazlan , bir kararsızmış gibi davran değil mi? “ay bi Cenkle konuşalım ararım seni?! “, ” hımmm yarın akşam mı , yarın bi olsun da bakarız araşalım..”  ” Yarın.. yarın… 2 – 3 program arasında kalmıştık ama..  iyi madem ısrar kıyamet çağırıyorsun , gelelim?!”  filan değil mi? )

yok valla hiiiiç rol yapamam, sonra daveti geri çeker, yok başka plan yapar ,ayazda mı kalayım yaz günü değil mi??

Sağolsun Aylinciğim , ” görümcemin kalbine giden yol midesinden geçer ” olayını hemen kapmııış her fırsatta , güzel yemeklerini bize tattırıyor 🙂

Bu defa menünün şeref spesyalitesi ” biftekli noodle “dı.. Ara öğün olarak çay yanında kek ve sahur menüsü olarak da peynirli börek yapmıştı..

Hangi ara o böreği tepsiye yaydı , ne zaman pişirdi anlayan beri geldin.. 🙂

Yine pisicik en olmadık zamanda kucağıma atladı ve yine çığlık kıyamet yere fırlatılmak suretiyle soluğu abimin kucağında aldı.. Eh be pisicik , sevmek istiyorum gelmiyor , alınıyorum ” bu pisiye bunu siz öğretiyorusunuz , yoksa neden gelmesin banaaa” diye , tam alakasız bir an sevilme saati geliyor , zıp diye kucağıma atlıyor ..Bu defa ben çığlık çığlığa..Hayır birşey değil daha 5 dakika önce sokaktan bulup getirdiği , önce bacaklarını sonra da bedenini büyük bir iştahla midesine indirdiği , kafam kadar – zavallı – çekirgenin ,parçaları ağzının kenarlarında duruyordu..( Hemen öğürmeyin öyle , ekolojik denge bu ne yapalım yani? )

( Hıı senden bahsediyorum. )

Abimlerde geçirilen güzel bir ramazan gecesinin  sonunda ,ertesi sabah hoplaya zıplaya sevgili müstakbel elticiğime gittim.. Bir kaç gündür İstanbul’daydı, düğün hazırlıkları , gelinlik provaları tam gaz devam ediyor..

Gelinlik altına bu mevsimde ayakkabı bulamayan sevgili gelin adayları için küçük bir fikir vereyim , gelinliğinin altına pudra rengi bir ayakkabı almış muh-te-şem. Deneyebilirsiniz, hakikaten kırık beyaz gelinlik altına muhteşem duruyor.

Bütün gün dünyayı kurtarıp, havadan sudan ,yer altı ve yer üstü kaynaklarından bahsedip geleceğe dair hayaller kurarak  akşam üstü vedalaşıp ayrıldık..Ben yağmura yakalanmadan evime kaçtım ,O da bir kaç saat sonra bineceği otobüsün stresini yaşamaya başladı 🙂  Şu saatlerde muhtemelen Denizli’ye yeni inmiş , yoldan gelmiş helak olmuş halleriyle bir yandan bavulunu çekip bir yandan da içinden bildiği bütün küfürleri sıralıyordur..( Şaka şaka kibar kızdır benim eltim , muhtemelen en fazla “salak ” filan diyordur , çünkü kesin otobüs şirketi yine alakasız bir yerde indirmiştir onu 😉 ..)

İşte böyle bir haftasonundan sonra , yağmurlara yenilmeden , çamurlara bulaşmadan pazartesimize ulaştık:)

Hepimiz için harika bir hafta olsun , annemleri çok özledim ,annemle babam geri dönsün.. Ya da dönmesin zaten haftaya bayram ,bizim de kendimize göre plan programımız var değil mi?  🙂 Neşeli günleeeeeeer 🙂

Abişko Palace’da bir Chief Aylin :)

Standard

YASAL UYARI : Efendim baştan uyarayım , ramazan günü yemeklerle ,yiyeceklerle dolu bir yazıyı tarafınıza sunmaktan pek de mutluluk duyduğum söylenemez ama yazıyı iftardan sonra okursanız ,benden birer dal hurma kazanacaksınız 😉 Şaka bir yana , yiyecek resimleri filan da var bak baştan yazdım ona göre..

Cumartesi abimlere iftara davetliydik.Gelinimiz diye demiyorum sevgili Aylinciğimin 10 parmağında 1000 marifet vardır maşallah..Yani koskoca İstanbul’da  kendinden ışıklı, yaldızlı gelin adayı bir Nurhayat vardı bir de Aylin , biz Aylin’i kaptık Allah’tan ,  🙂

Bir hafta boyunca babamla Aylin cumartesi organizasyonu için whatsapp’tan yazışıp durdular. En güzeli şuydu :

Babam :Bizim acil işimiz çıktı , Trabzon’a gidiyoruz.

Babam : Diyip seni sevindirmiceeeez.

Aylin :Aman Allahım mesajı ilk aldığımda herşey toz pembeydi ama birden herşey griye döndü. Hayat çok acımasızzz!!

Aylinciğimin bu geceki performansı 10 üzerinden yaldızlı yıldızlı bir 10 du..

Gittiğimizde mutfak önlüğü , arkadan kırmızı fiyonklu aşçı şapkası ve elindeki kepçesiyle bizi ocağın başında karşıladı;

( Efendim neymiş “du Ebrar gibi poz vereyim” miş.. Yani ben böyle mi poz veriyorum? Hı sorarım , ben ağzımı daha büyük açıııııp , enerji yüklü bir şekilde poz veriyorum, tarzım bu ne yapayım?! )

Menüyü sayıyorum ;

Kremalı mantar çorbası

Patatesli – Mantarlı -Biftek ( Gecenin şaheseriydi- Sosu sevgili abiciğim tarafından yapılmıştı.. Ayrı bi güzel mi olmuştu ne 😉  )

( Aylin Şef maalesef  tarif veremiyormuş, tarif veren yerleri yetmiyormuş anlatmaya..Bugün ki yazımın performansına göre tarif verecekmiş.. [ Buarada içses : Vermediği iyi oldu yemek tarifi yazmak pek içimi açmıyor.. Yemek daha eğlenceli 😉 ]  )

Menüye devam ediyorum…

Peynirli Börek,

Börülce Salatası

Yoğurtlu Semizotu Salatası

Patlıcan – Kabak Kızartması

Kalamar Kızarma ( Ne alaka demeyin Cenk Bey’e özelmiş )

(Cenk geçen hafta Aylin’den kalamar istedi, bende saniyesinde carlayarak “ramazan menüsünde kalamar ne alaka yani , ramazandan sonra deniz mahsülleri gecesi yaparız o zaman yeriz “dedim.. Vay sen misin carlayan . .”Aa ne var ben iki dakka da yaparım ” dedi Aylin..Cici kıs )

Dolayısı ile kalamarlar Cenk’in önündeki yerini almıştı, Cenk bütün gece gözü gibi baktı kalamarlarına , ” bana kadar var ” diyerek 1 kilo kalamarı kimseyle paylaşmadı..Yani çatalın ucuyla tattık allaha şükür eksik kalmadık ama doya doya da yemedik yani.. Buradan sevgili Aylinciğime sesleniyorum, balık ürünleri gecesini bizzat bizim balkonda vereceğimi bildirir şimdiden ellerime sağlık derim!

Nerede kalmıştık menüye devam :

Közlenmiş Patlıcan

Közlenmiş Kırmızı biber.

Tatlı olarak da , kaymaklı dondurma eşliğinde ev yapımı browni

Bütün yemekleri elcağızlarıyla yapmış gelinlerin efendisi ;), 11 kişilik bir davetti ve çok güzel bir geceydi..

Biz bayanlar yemekten sonra balkona geçtik ,her zaman olduğu gibi ben abimin kedisini sevmek istedim , tabii ki gelmedi.. Çünkü o an istemedi.. Sevilmeyi istediği an ise yine herzaman ki gibi çok alakasız bir andı.. Elimde Türk Kahvesi konuşurken , pisicik halasının kollarına koşarak atlamak istedi, tabii ki boş bulunan halası çığlık kıyamet zıpladı vee elimdeki bütün kahve Hülya Teyze’nin ( Aylin’in annesi ) elbisesine boca edildiii 😦 Allahtan kahve sıcak değildi de kadıncağızı yakmadım..

Bi de ” meeeewww “diye atlıyor edepsiz , ce-eee yapmak istedi sanırım..

İşte böyle lezzet dolu bir geceydi,yarından itibaren annemler ramazanın kalanını geçirmek üzere Trabzon’a gidiyorlar..Dolayısı ile her türlü iftar , sahur davetine açığım, elinizi korkak alıştırmayın , arayın tatlımı alıp geleyim.. ( Tatlım derken Cenk’i kastetmiştim 😉 ) Bugün acayip esprilerimle sizi daha fazla baymak istemiyorum, haftanın ilk günü yoğun telefon trafiği ile başlasın , güzel haberler ,organizasyonlar sizi bulsun..İftardan iftara davetten davete koşun..Sevdiklerinizle doya doya vakit geçirin..

Hayırlı iftarlaaaaaaar 🙂

Çankaya Palace İftar Menüsü İftiharla Sunulur :)

Standard

Pazar günü abimlerle  annemleri iftara davet ettim ,şimdi bu yazının geneli yemeli içmeli olduğundan , baştan uyarayım iftardan sonra okuyun derim , sonuçta insan oruçluyken , sakız reklamına bile yutkunarak , boğazından ” gığk ” sesi çıkararak bakabiliyor değil mi?  😉 ( Kim o ruh hastası derseniz,doğru tahmin : Beeeen!! 🙂 )

Neyse , sabah erkenden kalktım , düşündüm taşındım vee güzel bir menü oluşturdum ;

İşte Menüm:

Domates Çorbası

Tavuklu- Mantarlı  Kabak Sandal ( Vuhuuu çok havalı- 10 üzerinde 10 aldı)

Tavuk- Mantar Sote ( Abim ve Cenk’in kabağı nimetten saymamaları sebebiyle beylere özel.. )

Patlıcan Ezme ( İşin kolayına kaçıp konserve patlıcan almadım ,bizzat kendim  közleyip yaptım ama hayatımda yediğim en iğrenç ezme olmuştu, tatlı talı olmuş beğenmedimn.. )

Bulgur Pilavı ( çok canım çekmişti)

Pirinç Pilavı ( Bulgur Pilavı ,Abim ve Cenk’de beyin travmasına yol açtığından mecburen onu da menüye ekledim..)

Vişne Suyu / Komposto ( Kendi elcağızlarımla ayıkladım , yıkadım, kaynattım..Kimse içmedi ben içtim! Bir de anacığım tabii .. Ne de olsa ana yüreği ..Kola da neymiş peeh şimdiki gençler ağzının tadını bilmiyor! )

Menüye ek tabii ki iftariyelerikler ve manda yoğurdu , kavun karpuz ve meşrubat çeşitlerimiz bulunmaktaydı , restoranımız 1983 yılından beri ay konu kaydı yine ;P  Şimdi bu leziz yemeklerin  tariflerini uzuun uzun  veremeyeceğim , valla ben de google’dan buluyorum tarifleri 😉

Yemeklerim herzaman ki gibi 10 üzerinden 10 aldı.. Şimdi beni tanımayanlar için küçük bir ayrıntı vereyim ;

Annem için mutfak kutsaldır..Mutfakta saçla oynanmaz , kafa kaşınmaz ,yerde en ufak bir leke olunca ivedilikle  dört ayak üstünde yere atlanır ve o leke var gücümüzle temizenir,mutfakta dans edilmez, toz kaldırılmaz ( Bu son yazdığım  bekarken aldığım uyarılardan..Söylemesi ayıp sürekli mutfakta tamtam dansı yapıyordum da bir zamanlar.. ) Nerede kalmıştık?.. Heh..Mutfak gereçleri en iyisinden alınır , ay süzgecim eskimiş şuracıktan bir süzgeç alayım diye öyle Migros’tan ,Tansaş’tan süzgeç alınmaz , gidilir en iyi çelik olanından alınır.. Öyle kabak oyacağıymış, ekmek bıçağıymış Tefal’den alınır.. Yemeğe konulacak malzeme 1. sınıf , etler bilindik kasaptan ve sebzeler ise pazarda kanka olunmuş köylü teyzelerden alınır..Dolayısı ile mutfak işini bu kadar kutsal saymış birinin kızının mutfak işinden nefret etmesi ne kadar büyük bir tezatlıksa , mutfakta harikalar yaratan bir kadının , kızının yemeklerini her yediğinde bayılması da o kadar büyük tezat..

Gerçi mutfak işini sevmiyorsam yaptığımda da baştan savma yapmam yani ,değil mi? 😉 4 Yıllık evliyim o kadarcık geliştirmiş olayım kendimi..Sonuçta  annemden 10 puan almak benim için en önemli şeydir..Çünkü annem normal şartlarda lafını sakınmaz , herhangi bir konuda eleştiri oklarını daima sağıma soluma , kafama ,Allah ne verdiyse her yerime geçirir ve gerçekten hiç çekinmez sağolsun , dolayısı ile yemeklerimi beğenmesi beni çok ama çok mutlu ediyor.. Hiç bir laf bulamayıp en naif sesiyle ” ayy Ebrar pilavın harika olmuş yaaa ” – ” Eboş sen bunu nasıl yaptın??” ( anneme bak helee ?!!Benden tarif alacak 😉  ) Gerçi dünkü patlıcan ezmemi beğenmemesi ve tabağında bırakması ve ardından ” patlıcan çok kötü olmuş demesi “ni saymıyorum ben de beğenmedim çünkü..

Neyse yemeğimizin ardından sıra tatlılardaydı , Aylinciğim üşenmemiş kalkmış harika bir ıslak kek yapmış..Islak kek öyle bildiğiniz yuvarlak ya da kare bir ıslak kek değil , tamamı tırtıl şeklinde bir kekti 🙂 İnanmazsanız buyurun 😉

(Tamam tüyo veriyorum , kek kalıbı o kadar anormal uzundu ki standart tabaklara sığamayacak kadar uzun olan kekimiz sıkıştırma usulü ile tabağa yerleştirildi vee ortaya bu miniş tırtıl çıktı 🙂 ) Bir de onu bir güzel paketlemiş süslemiş, taaa Tarabyalardan tutmuş getirmiş cici gelin.Yanında kaymaklı dondurmayla afiyetle yedik..

Güzel bir iftar yemeği de böylece bitirmiş olduk..Önümüzdeki Cumartesi Aylin’e davetliyiz , eh ben bu tırtıl kek karşılığında kelebek şeklinde pasta yapıp götürmez miyimm ;))