Tag Archives: hediye

Haftasonu pıtırları ..

Standard

Cuma akşamı koca bebeğimiz sevgili Cenkciğimin doğum gününü kutladık…Oy oyyy kıyamam benim aşkım yaş 35 yolun yarısı olmuş yaa..

(Bol profiterollü ,nefis pastanın içinde nasıl bir katkı maddesi varsa 5. gün  hala taptazeydi , yemeye korktum valla midemde de olduğu gibi kalacak diye 🙂 – Ama lezzet olarak muhteşemdi ; adres ASLI BÖREK -KAVACIK )

Kayınvalidemler ,annemler ,teyzemler ve abimlerle  -aile içi- bir doğum günü yaptık..Pasta üflendi , dilekler tutuldu , ben her zamanki gibi ben kendimi olaya fazla kaptırınca ,birden bire sanki kendi doğumgünüm kutlanıyormuş gibi pastayı kucaklayıp pozlar vermeye başladım.. Mutluluğum uzun ömürlü olmadı zira Cenk’in   ” Ebrarcım çekilir misin mumlarımı üfliyeyim ” demesiyle  yeryüzüne  indim 🙂

(Cenk o an muhtemelen buhar olup uçmamı diliyordu ki , çoktan halelere karışmışım bile 😉 )

Pastalar ,dilekler,hediyeler derken bir doğum günü daha böylece bitmiş oldu .. Buradan sevgili eşime “nur topu ” gibi biricik karısıyla , nice mutlu neşeli yıllara diyorum.. nice uzun yıllara inşallah..

Esas organizasyon ise bir gün sonraydı .. Aylin ‘in mevlüt’ünden sonra hemen kolları sıvayıp bir organizasyon da ben patlatayım dedim:) Gerçi Aylin bunu duyduğu an ” yuh kızım yaa , 1 hafta zor mu bekledin ne bu acele ” dese de,aklıma koymuştum bir kere ben de yapacaktım! Görümceyim ben gelin benden 1 adım önde gidemezdi!!!

Sabah erkenden kalktım , kimse uyanmasın diye parmak ucunda balerina gibi iş yaparken , mutfak kapısını sessizce açtığım an bir çığlık koparttım , zira sevgili kayınvalideciğim çoktan ikramlıkları hazırlamaya başlamıştı.. O da kimse uyanmasın diye aynı itinayı mutfakta gösteriyormuş meğer 🙂

Son rötuşlar ve süslenmelerden sonra misafirlerimiz birer birer gelmeye başladı, 18 kişiden oluşan grup tamamlandı.. Kur’an lar okundu dualar edildi..

** Aman yetmez fazla fazla olsun diye bir çiftlik dolusu kadar aldığım tavukları gören kayınvalideciğim o an hayatı ,tercihlerini ve geleceğini sorgulamaya başlamıştı çoktan..Ama başa gelen çekilecekti, yapılacak tek şey cici tavuklarla ilgilenmekti 🙂 Canım ya..  pişirdi, tencerelere böldü..Sıcakta ateşin başında havale geçirdi..Haşladı, didikledi büyük bir sabırla..( Muhtemelen o günden sonra uzuuuun bir müddet tavuk pişirmeyecek.. )

** 3 kiloluk pirinçten yapılan pilavımı teyzeciğim yaptı, ( o kadar pirinci ,saçma sapan boyutta olan alakasız iki tencerede nasıl pişirip halletti bilemiyorum ,sanırım burnunu oynattı, Teyzoşumun cadı olduğundan şüpheleniyorum.. )

** Ispananaklı böreğimi anneciğim yaptı ,

** Tatlı + dondurma ikramlarını kayınvalideciğim aldı,

** Aylinciğim 2 kasa ayranı kucaklayıp tek seferde ve soğuk bir şekilde getirdi.. (Hızır gelin 10 puan sana!  ( Gerçi geç kaldığı için mesaj atıp  ” Eboş  geç kaldım , gelince mesaj atarım gizliden alırsın içeri ” dediği an başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü ama ayranların buz gibi oluşuyla bütün yağmur bulutları çekildi kafamdan.. o an yine bir ışık hüzmesi böyle…….. =) )

Yani ne kadar yorulduğumu tahmin edebiliyorsunuzdur 🙂 Allah razı olsun hepsinden canlarım benim ..

( hepinizi kucaklar mıncırırım  🙂 hayatımın mutluluk kaynakları.. )

Kur’an bitiminde ,misafirlerimize hatıra olsun diye ,annem ve teyzemin büyük bir itina ile hazırlayıp, fiyonklayıp ,nazar boncuğu kondurdukları tespihleri hediye ettik.

Çok güzel bir gün oldu, Allah dualarımızı kabul etsin…

Pazar  sabahı ise güzel bir aile kahvaltısı sonrası bir başka organizasyonda buluşmak üzere Kayınvalidemleri uğurladık.

Bir hafta sonu da böylece bitmiş oldu..Hepimiz için harika bir hafta olsun ,aslında bu yazı pazartesi yazıldı ama maalesef fotoğrafların ayarlanması geç oldu.. O nedenle haftalık iyi dileklerim bir gün gecikmeli oldu 🙂 Güzel bir hafta sizin olsun ,mini mini birler karneleri aldı, tatiller ,memleket ziyaretleri, başladı..Çoluk çocuk torun tombalak bir arada harika bir yaz olsun.. Sapsız ,çöpsüz üzümler olan biz çocuksuz evli çiftler de tatillerden tatil beğenelim bakalım 😉

Reklamlar

İstanbul Figürlü Kahve Fincaları :)

Standard

Cumartesi sabahı Semacığım vın vın beni aldı ve doooğru Gamze’ye gittik.. Gamzeciğim sağolsun pencere önüne kurduğu mükellef masası sayesinde bizi bir güzel doyurdu.. Ana temamız yine aynıydı, yaşımız geliyordu..Bu yıl sonuna kadar acilen bir ev satın alınacaktı, yaşımız geçiyordu çocuk yapma vakti gelmişti, en kısa zamanda hamilelik, doğum ve doğum sonrası masrafları ve bebeği %100 kapsayan bir özel sağlık sigortası yapılacak, uygun bir hastane bulunacaktı?! Gamze normalde de saat başı bana mail atıp ” Ebrashca bak ne buldum , bi de şuna bak, bir de buna bak ” vs..  diye beni gün içinde de işgal ettiğinden uzun süredir Cenkle mi yoksa Gamzeyle mi evli olduğum konusunda tuhaf sorgulamalarım olmuyor değildi.. Gamze sürekli olarak ” Ebrashca bebek yapmamız lazım artık, sen yap ki ben de gaza geleyim kızııım?!!!” Ah Gamzem sen gaza gelmişin çoktan , bundan sonrası beni değil eşini ilgilendiriyor değil mi ama ?? 🙂

Bizim bu hallerimiz sebebi ile müzmin bekar Semacığım yine Allah’a rutin şükürlerini sunup ,”amaaan ne çok derdiniz var beee” diyerek evlilikten bir kez daha soğudu , ve randevusuna geç kalmamak için yola koyuldu 🙂 (Yok hayatım  okadar korkunç değil normalde , daha ev yönetiminden bahsetmedik bile, geri dööön!!!

Mükellef kahvaltımızdan sonra Cenkle Kanyonda buluştuk. Bu arada daha önce bahsetmiştim , Cenk’in kardeşi Onur  İstanbul’a yerleşti ve aralık ayında evleniyor. Sevgilisi Elvan haftasonu için İstanbul’daydı ve “müstakbel Çankaya” çifti olarak yeni evlerinde  ilk davetlerini vereceklerdi.

Cenkle güzel bir hediye seçmek için Paşabahçe’ye girdik, Cenk üzerinde İstanbul figürleri bulunan Türk Kahvesi fincanlarına bayıldı onlardan almak istedi , hatta tutturdu, “ben tercihimi bunlardan yana kullanıyorum!!…Bense bütün çok bilirliğim ve ukalığımla ” ayyy Kız İstanbul’a yerleşecek , ne yapsın İstanbul figürlü kahve fincanınııııı !!!

Neyse güzel bir pasta teşhir standı şeklinde (yani nasıl anlatacağımı bilemedim , işte ayaklı bir tabak üzerine büyük yaş pasta , kek ya da muffin konulabiliyor..) ondan aldık..

Davettliler arasında bizimle birlikte , Cenk ve Onur’un çocuklu arkadaşı Erkan ve biricik eşi ,prenses  Özgenciğim de vardı 🙂  ( Cenk Özgen’in Monaco Sarayından geldiğini düşünüyor 🙂 )

Sağ olsunlar onlarda gelirken elleri boş gelmemiş, hatta abartıp bana bile hediye getirmişlerdi 🙂 Üzerinde kadın kıyafetleri, şapkası, gözlüğü ,bikinisi, olan kupa takımı 🙂 Elvan’a ise üzerinde İstanbul figürleri bulunan Türk kahvesi fincanlarından al-mış-lar!! Elvan pakedi açar açmaz çığlık çığlığa ” ayyy ben bunlara bayılıyordum , çok ama çok teşekkür ederimmm!!” de-mez -mi??

O an Cenk’in bana bakışlarının ne kadar sevgi dolu olduğunu anlatmama pek gerek yoktur herhalde..Tabii ki o bana o şekilde bakarken , ben bütün ciddiyetimi korudum ..

( Bence hemen ilişkimizi gözden geçirmene gerek yok, düşünebiliriz.. )

Gecemiz beylerin PS turnuvası, Bayer Münih – Chelsea maçı izlemeleriyle devam etti.. Maçın son dakikalarında bu maçtan cacık olmaz hadi artık bayanların gönlünü alalım tarzında ,aman tamam fazla zırıldadık sonunda lanet edip Survivor’u açtılar,  neyse reklam arası maça döndüğümüzde durum 1-0 olmuştu , ve ikinci gol çok geçmeden geldi.. Herşey o kadar saniyelikti ki bize laf söylemelerine fırsat bile gelmeden maç uzatmalar gitti ,.. Bu arada ben çoktan kafamı koltuğun kenarcığına iliştirmiştim.. Uyandığımda maç çoktan bitmiş ,Özgenler çoktan gitmiş ve Elvan ,Onur ve Cenk’den oluşan 3 kafa bana bakıyordu 🙂 Geç olduğu için orada kalacağımıza çoktan karar verilmiş, müstakbel Çankaya çifti çoktan yatağımızı hazırlamışlardı bile 🙂 Yatağıma yattığım an rüyamın kalan kısmına devam etmeye başladım, hakem bana sarı ,kırmzı, mavi Allah ne verdiyse bütün kartlardan gösteriyordu.. Sağolsun pek cömertmiş..

Sabah Elvancığımın harika anne kahvaltısından sonra evimize döndük ve güzel bir haftasonu da böylece bitmiş oldu.. Veda bile edemediğim Erkan ve Özgenciğime buradan tatlı hediyeleri için tekrar teşekkür ediyor, bir sonraki organizasyon için benden haber beklemelerini rica ediyorum:)

Harika bir pazartesi, güneşli bir gün.. Yağmur filan yok henüz, güzel bir hafta bizim olsun..Hepinize mutluluklaaaar 🙂

Bir İtalyan, Bir Alman ile evlilik sorunsalı üzerine ;)

Standard

Yeni evlenecek bir kaç arkadaşımdan  evlilik hazırlıkları nasıl oluyor? Stresli miydi? vs. gibi konulara değinsen pek iyi olur diye talepler geldi.Şuan bu modda değilim ama size diğer ülkelerle aramızdaki farklarla ilgili bir anımı yazayım;

Şirket eğitimi için İsviçe’ye gittiğimde benimle birlikte bir İtalyan ,bir Avusturyalı ve bir de Alman vardı. (Bir de Laz aynı uçakta gibiydik 😉 )Yaşlarımız yakın 4 kız aynı otelde kalıyorduk .Bir akşam yemeğinde evliliklerden filan bahsederken Avusturyalı hariç diğer ikisinin de benim gibi  aynı senenin Ekim ayında evleneceği ortaya çıktı.. Bu komik tesadüf üzerine ülkelerdeki evlilik seremonilerden konuşmaya başladık..

 Alman dediki ,” biz evlenmeye karar verdiğimizde –henüz aynı evde yaşamaya başlamadıysak – hemen bir daire kiralar ve birlikte yaşamaya başlarız.Eğer uyumluysak evleniriz.Ki genellikle aynı evde yaşayan çiftler evlenmeye hazırdır..”

İtalyan dediki “ aa biz tutucuyuzdur, aynı evde yaşama,cinsellik vs..  ancak evlilik teklifinden sonra olabilir.Yoksa ailelerimiz bunu onaylamaz. (aileye bak )

 Bende ay ne güzel anlatıyoruz kızlarla diye başladım anlatmaya, “ Bizde önce sevgili olursun, erkek evlenme teklifi ettikten sonra ,çiçeğini çikolatasını alır gelir ailesiyle beraber babandan ister, sonra kahve piş….. ” derken kızların bana faltaşı gibi açılmış gözlerle baktıklarını farkettim..tabii nazikçe konuyu kapatmak istedim ama nerdeee, girmiştim dönülmez yola.. “Nasıl yani? Neden babandan isityorlar ? Sen henüz karar veremediğin için mi? “  Yok bebişim adetimiz böyle diyemedim tabii..

Acaba köylük yerlerde, nişanlıyken özellikle kurban bayramında erkek ailesinin süsleyip ,püsleyip ,çeke çeke getirdiği koçtan da mı bahsetseydim  😉 ??

Başladılar “ ee baban onayladı , ondan sonra mı aynı eve yerleşiyorsunuz  ?”  Off nerden açıldı bu konular.. Hadi kzım zorla biraz daha ık mık “ yok işte bizde öyle olmuyor , evlenmeden aynı eve girmek olmaz .. “ “NASIL YANİİİİ YA TEN UYUMU YOKSA ?!?!?! ”  Ee siz kaşındınız deyip doğudaki çarşaf olayını anlatacaktım ki işin içinden çıkılmaz hale geldiğini farkedip , “ Ya işte bizde cook uzun bir seremonisi var bu işlerin .. “ falan diye kesip attım..Yani sayemde Avrupa’daki olmayan imajımız daha iyi bir yerlere geldi..

Neyse aylar geçti Ekim ayı sonlarına doğru iki kızdan evlilik resimleri geldi , Allahım giymişler sade birer uzun saten beyaz gecelik pardon elbise , olmuşlar gelin..Ben bi yolladım ,yine bizim çulsuzlar başladılar “Waaaaooww evet sen uzun bir seremoni bu evlilik işleri demiştin.. Gelinlikten anlaşılıyor “ dediler. Sanki nişanlandıktan sonra tek iş gelinlik çalışması.. (Ki benim gelinliğim tam orta halli bir gelinlikti.. Hele ben onlara bizim bi komşunun deeeevvv gibi kabaran tavuskuşu halinin resmini atsam neler diyeceklerdi acaba..)

( Göz zevkiniz bozulmasın diye koymadım gelinlikli resimlerini 😉

Düğün resimlerinden sonra iyice anladım ki çok koşturuyoruz ,çok uğraşıyoruz ama değiyor. Evlilik hazırlıkları daha doğrusu koşuşturmaları çok zor ve çok stresli ama sonuca baktığınızda iyi ki koşturmuşum diyorsunuz..Hep söylüyorum aylar süren koşturma sonunda düğün bitip evinizin kapısını kapadığınız anda işte gerçek hayat o zaman başlıyor..Saygı ve anlayış olduğu sürece evliliğin harika bir şey olduğunu söylemek isterim..

Evlenmeye karar verdiyseniz durmayın, hadi bakalım maraton başlasın 😉

 Hepinize harika ve rengarenk bir haftasonu diliyorum..Çok gezin gezmekten ayaklarınız şişsin, sevdiklerinizle vakit geçirin ,çok eğlenin ..