Tag Archives: haftasonu

Haftasonu şekerleri..

Standard

 Cumartesi günü Sinem ve Tufan Akça çiftiyle güzel bir alışveriş günü geçirdik ,takım elbiseden pantolona, hasır şapkadan sandalete almadığımız kalmadı , en son eve girerken Sinem’in elinde koca bir halı vardı 🙂  Gün içinde Capitol’de buluştuk, dönüşte bize gidecektik tabii ki beylerin play station turnuvası vardı ,bizi Sinem’in daha önce alışveriş yaptığı minik tatlı bir dükkana bırakıp ,son hız eve döndüler.. Biz dolaşırken ,dışarıdan bakıldığında retro havası verilmiş bir dükkanı farkettik, öyle ki dedikodunun en önemli yerinde ikimiz de tamamen dükana odaklanmış, önden ruhlarımız arkadan bedenlerimiz ilerleyecek şekilde dükkana daldık..

Yalnız bir sorun vardı , dükkan iiiiİİİİİİİİİĞRENÇÇÇ ÖTESİ kokuyordu!! Ben hayatımda bu kadar kötü kokan bir yer daha görmedim..Meğer ikinci el kıyafet satıyorlarmış.. Ve sanırım oraya kıyafet bırakan insacıklar , kullanılmış eşyalarını kirliye atmak yerine bu dükkana atmayı tercih etmişler..Bir de dükkanın ışıklandırması (sanırım  kıyafetlerin pisliği  görünmesin diye ) kıpkırmızı idi..Ahu Tuğba filmlerindeki gibi şuh renkli ışıklar ve her yerine bir şey takmış dükkan sahibesi ile dükkanın kapısına kamp kurmuş it bakışlı bir adam aynı anda gözümüze, hafızamıza ve dahası burnumuza yer edince kol kola girip oradan kaçışımız içler acısıydı.. Oksijenle buluştuğumuz an nefes almaya çalışmamız ve aynı anda gülme krizine girmemiz ise harikaydı..Bu yaşadığımız travma uzun saatler bizi etkisi altına almış olacak ki hemen bir halıcıya girip Sinem’in misafir odası için harika bir halı seçtik…Gece vakti elimizde dev kadar halıyla eve girdiğimizde beylerin yüzü de görülmeye değerdi 🙂 Ayh yazarken bile o dükkanın kokusu burnuma geldi..Hemen geçiyoruuuum 😉

Bu Hafta Öğrendiklerim :

Kocacığım olmadan yarım bile değil , bir tarafı ısırılıp bırakılmış bir elmadan ibaret olduğumu öğrendim….

( Yüzüm gülmedi, huysuzluğum tavan yaptı , annemin itirafı gecikmedi “Cenk bir an önce gelsin çok sıkıldım 5 karış suratından” .)

– Serin seven saksı çiçeği ,güneşe konmazmış..( bronzlaşsın istedim galiba 😉 )

Güneşi gören çiçek yanıp tamamen kendini yerlere serse de , sevginizle ve inancınızla yeniden canlanırmış 🙂

Bir kaç gün su vermeye devam edilirse yeşerirmiş..Ve buna sevinen eşler birbirine sarılıp sevinç çığlıkları atabilirmiş..( çocuk sevme vaktimiz mi geldi anlamadım ki..)

 –Bir şey çok isterseniz gerçekten oluyormuş, Allah hiç vakit kaybetmeden hayırlıyı hayırsızı gösteriyormuş..Siz yeter ki çok içten dua edin..Herkesin gerçek yüzü en umulmadık zamanda ayna gibi parlıyormuş 😉 ( çok yakın bir arkadaşımın başına geldi , şuan olay fazla taze olduğundan yazamıyorum ama bir ikna edeyim yazıcam,  vallahi ellerim kaşınıyor 😉 )

Böylece bu haftayı da bitirmiş olduk..Benim için bu hafta benim zamanım Cenk olmadığı için yavan , annemlerde kaldığım için huzur dolu, ve kızlarla bol vakit geçirdiğimden fazla yoğun , dedikodu dolu ve bol şaşırmacalı geçti..Telefon trafiği durmadı :)Neptünnnnnn çek ellerini üzerimizdennn 🙂

Yeni hafta harika sürprizlerle başlasın  ,tatilciler çok eğlensin , hatta gittikleri yerde uzuuuuun uzun kalsınlar ki İstanbul da bu boş haliyle bizlere hizmet vermeye devam etsin 😉 Her yer sakin , süperdi bu hafta..Gündüzleri harika  haberler alalım, geceleri  huzur dolu bir şekilde ve  gülümseyerek uykularımıza dalalım.. İyi haftalaaaaar : )

Reklamlar

Mutlu Cumartesiler :)

Standard

PEMBE AĞIRLIKLI OLMAK ÜZERE ,RENGARENK , LEZZET DOLU, BİR CUMARTESİ BİZİM OLSUN.. HUZURLU , MUTLU , SEVDİKLERİMİZLE BİR ARADA MUTLULUKTAN BAŞIMIZ DÖNSÜN 🙂  

 İYİ HAFTASONLARIIIII 🙂

Haftasonu Oradan Buradan..

Standard

Geçenlerde annemler bir yerde serpme kahvaltı yapmışlar, efendim anlata anlata bitiremediler.. Ben de bu sabah erkenden uyanıp serpme kahvaltının pirini göstermek için annemi aradım ,annem her haftasonu olduğu gibi bu sabahda en şirin sesimi kullanarak bizi onlara davet ettireceğimi sandı..

Genellikle ;

Annem : Efendim (Uyku mahurluğundan mütevellit gayet mat. )

Ben : GünaydıııııııIıIIıIıIıIıIıııııınlaaaaaaarrr

Annem: Günaydın sabah şekeri .( Hala mat)

Ben : Günaydınlar günaydınlar efendiiiİiİiİİiİİiM… İşte sabah kalktık Cenk’e dedim ki ….Sonra o dedikiii….sonra ben… vıdı vıdı vıdı…

Annem : Tamam Ebrar gelince konuşuruz kahvaltı saat 10:30 da hazır olur.

Ben : Ah canıIIIıIıIIım ana yüreği işte ,hemen anlar kahvaltıya geleceğimizi..

Annem : Hadi bekliyoruz. Çat.( Ne de olsa ciddi kadın.. )

Ama bu sabah tam tersi oldu:

Ben : GünaydııIıIıIııIıIIIIIIIııııııın

Annem : Günaydıııın

Ben : Efendim çok leziz serpme kahvaltımız var buyurun .

Annem : Aaaa bizi mi davet ediyorsunuuuuuz , eh madem gelelim o zaman..

Annem tekrar : Heh Ebrar sen bi’şey yapma ben kuymak (mıhlama ) yapıcam ,ekmek filan alırız ……..

Tabii anamın yüreği ve eli bu kadarla kalır mı? Kahvaltıyı bizim evde bizzat kendi verecekmiş gibi , salatalıktan bibere , ekmekten pideye ne varsa toplayıp getirmiş sağolsun.. Dolayısı ile masamın şeref ikramları bizzat anneciğimden geldi:

Şimdi masanın genelinden çok kuymak tarifini beklediğinize eminim ama valla yapması bana ne kadar zor geliyorsa şu an yazması da bir o kadar zor geliyor.. Ne zaman kendim pişiririm heh işte o zaman büyük bir zevkle paylaşırım ..İlk evlendiğimde teyzeciğim Cenk’in kuymak sevdiğini öğendiği an yememiş içmemiş çarşıya koşmuş ve bana işi hakkıyla adabıyla yapayım diye bakır bir tava -tencere arası bişey alıp kargolamıştı.. Canım teyzem şimdi dolabı her açtığımda bakır tencereyle selamlaşıp , öff bu tencere de başıma bela oldu diyorum..Hayır yer yok dolaplarda..Teyzoşum küsme yani.. Teyzoooş teyzoş nereye gittin?!?! Sorun sen de değil bendeeee… 🙂

Neyse ,hala kuymağı öğrenip tencereyi şereflendireceğim günü iple çekiyorum.. Bakalım elbet bir gün ona da sıra gelir..

Kahvaltıdan sonra annemler eve döndü ve bizde koskoca İstanbul’da nereye gitsek diye bir o koltukta bir bu koltukta bayılıp ayıldık..Bir ara ben balkonda güneşlendim ,daha sonra Cenk masanın üzerine çıkıp güneşlenicem diye tutturunca ,artık konu komşuya rezil olmayalım diye apar topar içeri girdik..( Beni içeri sokmak için güzel bir taktikti.. ) Miskin bir günün sonunda akşam üzeri artık sıkıntıdan yüzüm duvar rengi olmuştu ki Kanlıca’ya inip kokoreç yemeye karar verdik.. (Millet Kanlıca’ya yoğurt yemeğe gelir biz kokoreçe devam..)

Hapur hupur yemeğimizi yerken Cenk bu akşam yazı yazacak mıyım diye sordu.. Hayırdır inşallah pek ilgilenmez aslında yazı yazmamla filan ,

neymiş efendim bu akşam çok önemli bir maç varmış, 4 yılda bir gerçekleşen kökü kuruyasıca Avrupa şampiyonasının bu akşam -şükürler olsun ki- son maçı olan İspanya -İtalya maçı varmış.. Eğer İtalya kazanırsa gol kralı Pirlo ( Andrea Pirlo) altın ayakkabı alacakmış.. ” Bana ne milletin altın ayakkabısından , ben kendi altın ayakkabılarımın peşindeyim bebeğim ” dediğim an Cenk hesabı istedi zaten..

Neyse Cenk şu an çoktan transa geçmiş maçı izliyor , totemler filan yaptığı hususunda da şüphelerim yok değil.. Hayır babamızın oğlu mu adam bize ne altın ayakkabı alacakmış da yok bilemem neymiş..Bundan bahsetmeliymişim yazımda önemli bir olaymış.. Neyse hatırı kalmasın diye yazdık bakalım:)

Haftasonumuz böylece bitti, çok güzel bir haftabizim olsun..Sıcağın en kavurucu olduğu dakikalarda buzzz gibi limonata ikramları gelip sizi bulsun 🙂 Ay yok ben  limanata içemem midem yanar diyorsanız sizi de hakettikleriniz bulsun 🙂

İyi haftalaaaar 🙂