Tag Archives: doğumgünü pastası

Ehlen ve Sehlen -Krem Şantili Ahududulu Muzlu Pasta

Standard

Bu ara evde bir koşuşturma , çok ağır misafirlerimiz için bir hazırlık çalışması 😉 Sevgili Kaynım ( Cenk’in kardeşi ) turizmci ve yıllardır Arap ülkelerinde çalışmaktan çocuğun rengi kaçmıştı.. Bir süre Dubai’de çalıştı, sonra Mısır’da ve geçtiğimiz yıl Ürdün’e gitmişti ve bomba gibi bir teklifle İstanbul’a transfer oldu..2 yıldır ayrı gayrı kaldığı biricik aşkı Elvanla -çoktan alınmış olan -evlilik kararı hayata geçirildi.. Dolayısı ile ikisi de alelacele İstanbul’a geldiler ,hızlıca ev bakıyorlar ve Aralık’ta resmi olarak elti oluyoruuum 😉

Dün büyük kavuşma gerçekleşti,şu saatlerde muhtemelen emlakçılarla pazarlığa devam ediyorlardır..Dün akşam yemeğinden sonra Onurcuğum yorgunluktan pat diye uyudu , ben de bunu fırsat bilip bir gece önce yetiştiremediğim -geçmiş doğum günü – pastasını yapmaya koyuldum.

Ev yapımı  Krem Şantili,Ahududulu & Muzlu Pasta ;

( Malzemeleri uzun uzun yazmıyorum aynen görüldüğü gibi;) )

Hazır keki ıslatmak için Fresha Vişneli soda kullandım ,(ne alaka derseniz ; Evde aromatik meyve suyu kalmamış bununla idare ettik ama sonuç güzel oldu 😉 )

Önelikle ikiye ayrılmış olan UNO Pastaban’ı açıp içine meyveli sodayı (ya da ne isterseniz ,portakal suyu, ya da Fanta’da güzel oluyor 😉 ) Islak yer kalmayacak şekilde azar azar döküyorsunuz. Sonra Tamek’in ahududu reçeli  ile krem şantiyi karıştırıp pastanın alt kısmına sürüyorsunuz, elinizi korkak alıştırmayın bol bol koyun ,üzerine de muz parçalarını yerleştirin.

Sonra aynı işlemi pastanın üst kısmı içinde yapıp ,tabanlarını birleştirin.Son olarak pastanın üst dekorasyonunu dilediğinizce ( ya da eliniz yetebildiğince 😉 ) yapın..Şimdiden afiyet olsun..

( Öff  tırnaklarımın güzelliğine bak yaa 😉 )

Beni tanıyanlar iyi bilir yıllardır tırnak yeme hastalığından kurtulamadım..Acı cilalar mı denemedim ,neler yaptıysam olmadı.. Stresli, sinirli de değilim nedendir bilemiyorum..Bu iğrenç halim hep devam ediyor.. Tabii ki fotoğraftaki güzel ellerin sahibi sevgili Elvancığım 😉 Hem pastayı süsleyip hem fotoğrafını çekemediğim için kendisinden küçük bir yardım talep ettim ,sağolsun kırmadı 😉

(İşte şaheserimin son hali 🙂 yetenekte son nokta , asimetrik kalpler 🙂 Krem Şanti şekillerinden , nasıl da sabırla (!) dekor yaptığımı anlamışsınızdır 😉 Önemli olan sevgimi katıp yapmış olmam değil mi? (Bu da Gülinciğimin lafıdır 😉 )

Tabii Onurcuğumun yol yorgunluğu sebebiyle uyanamayışıyla ,pastamız kaldı..Artık bu gece küçük kutlamamızı yaparız ,pasta yemek isteyenleri bekleriz 😉 Bu arada mutfak çok dağıldı ,temzilemeden yatmayın sakın ,çöpe de ayrı bir ihtimam gösterin lütfen ;

(  bizim evde herşeyin dili vardır 😉 )

Bol muhabetli çen çen çen bir gece geçirdik Elvancığımla, yattığımızda gece yarısını geçmişti..Dedikodular bitmez bu gece devam 😉

Uzaklardan gelen sevdiklerimiz eve renk katar..Açılmış saçılmış bavullar boş odalara hayat verir..Yemekler daha bir özenli hazırlanır ,masaya bir kaç tabak fazla konur.. En kötü pişmiş yemek bile lezzetli olur 😉 Misafirler gidince ev boşalır ,üzülünür ama güzel günlerin tadı damaklarda kalır..

Bugün uzaklardaki bütün sevdiklerinizden güzel haberler alın, heyecanlanın, mutluluktan delirin 😉

Kahire Seyahati -2 Piramitler

Standard

Gelelim Piramitlere ..Piramitlere gideceğimiz gün Onur izinliydi ,bizim için koskocaman bir minibüs temin etmişti,minibüs bizi sabah gelip aldı ,büyük bir heyecanla yola çıktık.

(Cleopatra’ya araç tahsis edildi..Canıııım hiç kıyamaz yengesinee 😉 )

Bu arada ben Piramitleri Kahire’nin çok dışında hatta çölün tam ortasında sandığım için ,yolun kalan kısmını develerle devam edeceğiz filan diye tuhaf bir hisse kapılmıştım..Meğer Piramitler şehre sadece yarım saat mesafede Giza bölgesinde yer alıyormuş..Piramitlere karşı durduğunuzda arkası uçsuz bucaksız çöl fakat sırtınızı döndüğünüzde ,gayet yeşillikler içinde olan şehri görebiliyorsunuz 🙂

Yarım saat lay lay lay yol aldıktan sonra tam Piramitlerin girişinde minibüsümüz durdu , biraz bekledikten sonra Onur’un otelden arkadaşının ayarladığı sevgili rehberimiz geldi.Adam tam bir karizma bombası gayet akıcı ve güzel İngilizce konuşuyor..Gereksiz muhabbete girmiyor..Mesela girişte bütün turist kafileleri bekliyor,bizim minibüsümüz tam yanaşırken rehber bir selam çakıyor ,beklemeden hemen bütün kapılar açılıyor bize??! Rehberimiz bir yandan anlatıyor ve bir yandan da fotoğraflarımızı çekiyor..

(Klasik bir Piramitler fotoğrafı ,bu pozu vermeyeni  dövüyorlar  😉 )

Buarada piramitlerin mucizesi gerçekten insanı alıp götürüyor..Bir çok mucizeyi içlerinde barındırıyorlar..Bu nasıl oluyor? Nasıl bir hesaplamayla yapılmış?Gerçekten sadece insan gücüyle mi yapılmış ? vs.. vs.. İşte piramitlerin mucizelerinden bir kaçı;

** Piramit kimin adına yapıldıysa,onun bulunduğu odaya, yılda iki defa güneş girmektedir.(doğduğu ve tahta çıktığı günler.)

** Piramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğuna hakkında bir bilgi yoktur.Araştırmacıların çoğu ya içinde kayboldu yada aynı yerde birkaç tur attılar fakat içlerini göremediler.

** Piramitlerin içi yazın soğuk,kışın sıcak olur.

** Gize’deki üç piramit aralarinda bir Pitagor üçgeni olacak sekilde  düzenlenmislerdirBu  üçgenin kenarlarinin birbirlerine göre orani 3:4:5’dir
** Büyük Piramitin tabininin yüzeyi,anitin yarisinin iki katina bölündügünde  pi=3,14 sayisi elde edilir
** Büyük Piramitin dört yüzeyinin toplam yüzölçümü,piramit yüksekliginin karesine  esittir
** Büyük Piramit,dünyanin kara kitlesinin merkezinde yer aliyor

Bunlar gibi bir çok mucizesi var..Gerçekten gidilip görülmesi gereken yerler..

 (Ben Cleopatrayım istediğime vurarım .Sfenks ‘de beni öper  😉 )

Biz bir yandan vay be nasıl yani sorularına cevap ararken ,sevgili rehberimiz anlatmaya devam ediyordu..Buarada etraftaki hediyelik eşya vs.. satıcıları sürekli turistlere yapışıyor ,rahat bırakmıyorlardı fakat ,bizim rehberi gören bizden uzaklaşıyordu..Yanımıza gelen olduğundaysa ,rehber tek bir kelimeyle adamı uzaklaştırıyordu..(Bir ara piramitleri bıraktık ,rehberin gizemini çözmeye çalışıyorduk..)

(Bu arada yüzsüzlüğü ele aldık ,artık Piramitlerin tepesine filan çıkıyoruz.. )

Rehberimiz sıkılmadan fotoğraf çekmeye ve anlatmaya devam ediyor, yolda yanımızdan geçen hediyelikçiden ,hediye alıp bize veriyor filan..Diğer turistlere girişin yasak olduğu bölümlere istediğimiz gibi girebilmemizi sağlıyor..Onunda sırrını yakında çözecektik..

Deve Macerası

Neyse gezdik tozduk ,bir ara deve kervanlarının ve bedevi tarzında amcaların olduğu bir bölüme geldik.Ben hemen develerin yanında aldım soluğu..Oturan bir deve görüp ,sahibine aldırmadan hemen “ayy Cenk hadi gel üstüne cıkıp fotoğraf çektirelim “dedim..Ohooo deveci bizi görünce gözlerinde Euro işaretleri oluşmuştu çoktan…(  €€€ ) Neyse biz bir güzel deveye yerleştik ,tam fotoğraf çektirmek için gevşemişken bizim deveci ağzıyla ” lık lık” gibi bir şey yapmasıyla bizim deve önce öneeeee,sonra arkayaaaaa ,ya Allah bismillah şeklinde kalktı??!?!?!?!? tabii ben çığlık çığlığa ,Cenk arkamdan sarılıyor ama deve bildiğiniz deve , yani sırtı engebeli..Adam önde, ben ,Cenk ve devemiz arkada ,tapa gaz gidiyoruz?!?!

(Sağ olsun rehberimiz hiçbir anı kaçırmamış .. )

Buarada ben nasıl bağırıyorum ,başladım yine Türkçe ” Yahu bi baksana be adam!!! Mahmuuut!!! Ahmeeeeetttt!! ( Mısır’ da genel olarak erkek isimleri Mahmut ve Ahmetten ibaret olduğu için mutlaka ikisinden biridir dedim..) Cenk’e bağırıyoum bişey söylesene diye ama Cenk bana gülmekten hiç bir şey yapamıyor..En sonunda “Yahu nereye götürüyorsun bizi ,durdur şunu Allah belanı versiiiin!!!!” dememle adam döndü ve sus işareti yaparak ” Madam!! You make my dear afraid !! ” Madam kes sesini benim canımı (devesini gösteriyor ) korkutuyorsun diyor!!! Hay sana da devene de !! Neyse bizi kervandan ayrı ıssız bir yere getirdi..Bir güzel fotoğraflarımızı çekti..Ben birazcık rahatladım artık alıştık deveye ,o arada Onur ve devesi de bize yetişti?! 🙂 Allahım ailecek ölecektik..Tam resimler çekilirken bizim deveyle Onur’un devesi koklaşmaya başlamaz mı?!?!? Bizim deve huysuzlaşmaz mı?!?!? Hüüüü Allahım ,başladım içimden ayet-el kürsi okuyorum, devenin boyu 2.5 m var düştümüzü düşünün ..Bu arada çöl değil gayet toprak bir yol ve çok engebeli taş tuğla ne ararsan var yolda..Onur’un devesini idare eden çocuk onları geri götürdü hemen…

Neyse bizim deveci fotoğraf çekimini bitirdi ve ciddileşti, aldı benim çantamı (çanta için de askı yapmış deveye manyak) , gayet ciddi bir şekilde “şimdi eğlence bitti, paramı verin! ” dedi ,Şerefsiz biz eğlenmedik ki sen eğlendin diyemedim tabii ,hanımlığı yeterince bozduk zaten ,ayrıca hala devenin üstündeyiz ve yamuk oturuyoruz, düşmek üzereyiz..Neyse ne kadar olduğunu sordum ne dese vericem o derece korkuyorum ve gitmek istiyorum artık, Sonradan öğrendiğimize göre bizden Mısır’daki bir asgari ücret kadar para almış 🙂 Sanırım bizden sonra bir ay devesine sarılıp uyumuştur..

Neyse sağ salim Onurla buluştuk..Buarada adam bizi bırakmamakta ısrar ediyor, hadi şimdide hep birlikte fotoğraf çekelim dedi, neyse bir güzel sarıldı bana ” ya dur bee, Cenk bu beni ellicek mi napıcak!! “dedim Cenk her zaman ki ,olgun olumlu kişilik ” Ebrarcım ne var ,adam hatıra olsun diye resim istiyor! ” gel hadi çektirelim..Neyse sarıldık deveye pardon adama ..

(Adam yarım saat içinde kazandığı paranın keyfiyle mutlulukltn dört köşe olmuş.. )

Vedalaşırken adam Cenk’e Allah’tan ümit kesilmez falan gibi bir şeyler söyleyip sonra da elindeki sopayı O’na hediye etti..Beni terbiye etmesi içinmiş?!?! Cenk adama bayıldı hatta İstanbul’da olsak kesin yemeğe çağırmıştı adamı..

Minibüsümüze geri döndük, rehberimizi aldığımızı yere geldiğimizde , ben başladım babasının oğlu değiliz ya kimbilir bu nasıl kazıklıcak bizi ama değer valla adam bütün gün bizimle uğraştı filan derken, Onur teşekkür etti ve borcumuzu sordu, adamcağız “eğlendiniz mi? “dedi ,biz hep bir ağızdan  ” Ohh yes it was really wonderfuuuuul  ” filan derken tamam öyleyse ben de çok eğlendim ,kendinize iyi bakın dedi ve gitti?! Sonradan öğrendik ki meğer bizim gizemli abi,  rehber değil emniyet amiriymiş?!?!? Bu da Onur’un arkadaşının bize jestiymiş.. Ama bak İstanbul’ da olsak bu defa ben de yemeğe çağırırdım yani 😉

Korku yaşamıştım elbette ama orada bulunduğumuz süre boyunca gerçekten her dakikası harika geçmişti..Aynı gün Cenk’in doğumgünüydü ve Piramitlerde doğumgünü geçirmiştik, bir daha böyle bir fırsat ele geçmezdi..Otele döndüğümüzde çok yorulmuştuk ,odamızda bir sürpriz bizi bekliyordu ;

( Cenk ‘e doğumgünü jesti 😉 )

Bu arada Onurcuğum sağolsun bütün oteli organize etmiş,Cenk için 3 ayrı pasta yapılmış, saat başı bir pasta geldi 🙂 Pastalardan biri tamamen şekerden top şeklinde yapılmıştı.Üzerinde tane- tablet çikolatalardan vardı..

Tarihiyle, kültürüyle,değişik insanıyla, piramitleriyle ,devesiyle herşeyiyle harika bir tatildi..Mutlaka ama mutlaka tavsiye ederim ama tabiiki  turla gidilmesi daha uygun olur.

2 Gündür bu yazılar bana yeniden o günleri yaşattı..Tatil moduna girdim bile..Siz de şimdiden araştırmalara başlayın ,gidilecek yeri araştırmak bile insanı rahatlatıyor bazen..İnşallah harika bir tatil geçirin bu yaz 😉