Tag Archives: anneanne

En kötü günümüz böyle olsun..Anneannem hep benimle olsun..

Standard

Dün gece anneanneciğimin koynunda son gecemdi ,bir minik tatilimizin daha sonuna geldik böylece ..Bu gece teyzeciğimle birlikte İstanbul’a dönüyoruz,

Size anneannemin evinden bazı enstanteneler göstereceğim..

( Anneannemin manzarası 🙂 )

 

(Saatli maarif her zaman ki gibi en baş köşede 🙂 Bugün doğanlar için isim ise “Danyal ” ve “Gülsüm” yani değişen bir şey yok anlaşılan .. 😉 )

( Anneanneciğimin emektarı 🙂 )

 (Kıymalı anneanne böreği (tava böreği de denebilir 😉 )

( Bu sevimli (!) fil ise benim çeyizimdeydi,kendisi bir huni , annem bu huniyi aldığı gün  ben kıyameti kopartmış ,bu koca kulaklı şeyi istemediğimi söylemiştim ,annem bu anormal tepkime sinirlenmiş, anneannemse bizi yatıştırmak için “tamam ben sevdim , kullanırım “demişti..O gün bu gündür fil anneannemle yaşıyor 🙂 Beğenenler için Kanyon’daki “Karınca” mağazasından almış.Şuan her rengi mevcut 😉

Anneannemin eski evi (yani annemlerin doğup büyüdüğü ev ) şehrin göbeğinde ,ahşap 2 katlı, koskocaman avlusu olan bir evdi..Çocukluğumda yaz tatillerinde gittiğimizde bu ahşap gacır gucur ev beni hem korkutur ,hem de büyüsüne çekerdi..İçi antikalarla dolu bir ev.. Neler yaşanmış , neler görmüş bir ev..Biz ilkokula giderken bir yaz yine Trabzon’a  gitmiştik, o gece sel felaketi oldu ve o koskoca tarih sular altında kaldı..Biz ailece, anneannem ve teyzemler son anda çıkarıldık evden..Evden annemin kucağında  çıkarken son kez arkama baktığımda ,gördüğüm tek şey anneannem ve babamın sularla boğuştuğuydu..Anneannemin ağladığını sadece orada görmüş ,bir daha da bu konuyla ilgili gözyaşı görmemiştim.. O evden sağ çıkmıştık sonuçta..O curcunada yandaki apartmanın üst katında oturan yaşlı bir teyzecik bizi evine kabul etmişti. Hemen kadıncağızın evine geçip pencereden baktığımızda ,o koskoca  ev ,eşyalar, koskoca bir tarih çamurların altında kalmıştı..Siz şimdi düşünebiliyor musunuz? bir ömrü geçirdiğiniz  eviniz yarım saat içinde sulara gömülüyor..Ne travmatik bir olay..Benim anneannem travma yaşamadı..Psikologlara taşınmadı..Mutlaka üzüldü ama bunu malzeme yapmadı..Sadece Allah’a şükretti..Evde sular altında herhangi birimiz kalabilirdik.. Gülşah daha minik bir bebekti..Bizler çocuktuk..

Bir ev yıkılır.. Daha iyisi yapılır..Daha güzel eşyalar belki de daha rahat bir hayat yaşanır..Önemli olan sabretmek dahası şükretmek..

Şimdi bakıyorum (ben de dahil olmak üzere ) en ufak bir olumsuzluğa tahammül edemiyoruz..Kimseye eyvallahımız yok ,acaba şu olayın yarısını bire bir yaşasak hangimiz dimdik ayakta kalabiliriz..

Kötü günler geçip gider ,arkanıza dönüp bakmazsınız bile ,birşeylerin peşinde koşturur durursunuz ,olsun diye dualar edersiniz ,olmaz..Çünkü çok daha iyisi olacağı içindir..Tercih ettiğiniz,peşine takılıp gittiğiniz yol sizi hep mutluluğa ulaştırsın..Yol boyunca kar yağar, yağmur yağar ama sonu hep sıcacık güneşle ,baharla bitsin inşallah..Bütün mutluluklar sizin olsun..Siz bu yazıyı okurken ben uçakta olacağım ,iyi yolculuklar banaa, yolum açık olsuuun  😉

Anneannem Can’dır..

Standard

Yazarınız bugün anneannesinin Trabzon’daki evinden bildiriyor.Herkesin -kendi anneannesi- gibi benim anneannem de “dünyanın en tatlı anneannesi” dir 😉 Çok komik esprileri vardır,bir aradayken mutlaka gülmekten öldürür,hele sinirliyken gülmekten çatlayabilirsiniz 🙂

(Yerim onun tatlı yüzünüüüüü..)

Öyle televizyonun karşısına çakılıp her güne bir dizi izlemez..Ya Discovery Channel’da belgesel izler, ya TRT ‘de bir söyleşi ya da sanat müziği konseri dinler..Mutlaka bulmaca çözer,Kur’an okur,saatli maarif takviminin sayfalarını okur.

(Hala kalmış mıdır o takvimlerden ?Nereden bulur? Anlayan beri gelsin..)

Çocukluğumda anneannemin evine ne zaman gelsek her gün takvimin yaprağını kopartıp herkesten önce okumaya bayılırdım.(Hatta bazen abartıp birkaç sayfa fazla kopardığımda anneanneciğimden azarı da yerdim .. ” Bırak şunun yakasını!!! ” ya da ” Pirak şunun yakasini!! ”

Saatli maarif takviminin  içinde bulunan günlük “bugün doğanlara kız- erkek ismi” kısmındaki isimler en gıcığıma gidenlerdi.Sene olmuş 1993 (yani o zamana göre çok ileri bir tarih ) ama kız ismi “Huriye” erkek ismi “Arif “??! Yani şöyle “Berk” yaz “Damla ” yaz değil mi?

Anneannemin evi fotoğraflarla doludur,her yerde çerçeveler ,içlerinde fotoğraflar ve her çerçevenin kenarcığına iliştirilmiş bir de vesikalık fotoğraf bulunur .Eskiden insanlar birbirlerine vesikalık fotoğraflarını verirlerdi yabir gün anneannemin dolaplarını karıştırırken bir tomar vesikalık bulmuş ,bir koşu anneannemin yanına oturmuştum..İçlerinden tanıdıklarımı ayırmış ,kalanları ise anneanneme sorarken ,içlerinden sakallı bıyıklı bir adamın resmi çıktı ;

(Amca tam olarak bu değil ama bu tip bir adamdı ..Vay bee akrabamıza bak Fransız tarzı tam bir Parisien 😉 )

 “Peki bu kim anneanneee??”  , “Uy kız kim bu herif ?!?!?!?” demez mi? Yani ben ne bileyim anneanne , fotoğraflar senin..Neyse uzun uğraşlar sonucu “hee bu benim halamın oğlunun dıdıdıdıdıdıdı…..” olduğunu hatırladı..Yani tepkilerden anneannemin akrabasına nasıl bir gönül bağı içerisinde olduğunu anlamışsınızdır 🙂

Şuan anneanneciğimin denize nazır evinin penceresinden hem denizi izliyorum hem de yazıyorum..Güneşin ışıl ışıllığı,denizin mavisi ,bu evin huzuru..Ben  bir hafta daha buradayım ,size de harika bir hafta diliyorum..Çok başarılı, bol kazançlı, heyecan dolu bir hafta sizin olsun..Aklınıza gelmeyecek bomba gibi olaylar sizi bulsun 😉 Kısmetin nereden geleceği belli olmasın.. ” Allah yapar ,kullar şaşar ” deyin keyfini çıkarın 😉

Teyze anne yarısıdır,anneanne bir bütündür :)

Standard

Sevgili takipçilerimden bayağı bir çoğunluk “Göksu’da şirin bir mekan ” isimli yazımda görülen aşçılı örtümü nereden aldığımı soruyor 🙂https://kucuksirinmutluluklar.wordpress.com/2012/02/12/goksuda-sirin-bir-mekan/

O güzel masa örtüsü sevgili teyzeciğimin bana yeni yıl hediyesiydi,o yakışıklı aşçıyı da kendi işledi,örtünün uç kısımlarında renkli mutfak önlüğü giyen birsürü aşçı var..Örnek veremiyoruz çünkü sevgili teyzoşum onu sevgisini katarak ,benim için yaptı:) ( Teyzoşumda sonsuz kredim vardır 😉 )

Canım teyzem ve anneannem ,ben doğduğumda ,kız olduğumu öğrendikleri anda çeyizlerime başlamışlar..25 yaşında evlendiğim için en az 3 kıza yetecek kadar çeyizim vardı..Çeyizlerin hepsi birbirinden harikaydı da tabii arada tuhaf şeylerde çıkmıyor değildi..Mesela anneannem benim için eldiven gibi giyilebilen, el şeklinde bir banyo lifi yapmış,yüzük parmağına da yüzük kondurmuştu..Bu yaratıcılığı ilk gördüğüm an çığlık atıp “töbe bismillah bu ne, ölü eli  gibi ” dememle anneannemin banyo lifini kaldırması bir olmuş “eşşek hoşaftan ne anlar!!” demişti..

Aradan zaman geçti bir gün çeyizler havalansın diye döktüler,bir yandan “aa şunu şu zaman yaptırmıştım, bunu bu zaman yapmıştım ” filan  eserlerini inceliyorlar,yine aradan beğenmediklerimi söylüyorum ,”şu kalsın, bu ne biçim..ay bu olmaz “, en sonunda anneannem patladı “tamam kızım sen al yine de hepsini,arada çıkarır bakarsın, dersin ki “Oy anneanneciğim ellerin kırılsın bana bunları mı layık gördünnn!!”

ahh anneanneciğim şimdi çıkarıp bakıyorum arada, ellerine kollarına sağlık diyorum  benim dünya tatlısın anneanneciğim…

Bu yaz evleneceklere şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum, başınızın dikine gitmeyin ,annenizi dinleyin 😉

Evlilik telaşlarıyla ilgili anılarımı da bir ara paylaşırım,hepinize çok mutlu geceler ve çok heyecanlı telaşlar diliyorum..Herşey gönlünüzce olsun..