Türk Filmlerini Yaşatır Ebrashca :)

Standard

Annemlerin aylar önce Trabzon’a gittiklerini ve bir daha kendilerinden haber alınamadığını yazmıştım.(unutanları kınayarak buradan hatırlatmak isterim. )Anneannemin köyü Trabzon merkeze 15-20 dakika uzaklıkta yemyeşil ,sağ tarafta karlı dağları sol tarafta yeşillikleri ve dümdüz baktığınızda da masmavi denizi gören harika bir köydür.

Babamın emekli olmasıyla birlikte sanırım fazlaca cazip gelmiş olmalı ki kendilerini organik yaşama iyice adapte ettiler.Neyse herkes mutlu olduğu yerde olmalı tabii ki lafımız yok.. ( yoksa ben kendimi camii avlusuna bırakılmış, terkedilmiş hissetmişimbeni kim takar..Peeh..)

Neyse biz de işte bu anne baba yokluğunda sevgimizi ağaçlara ,dallara ,yeşillere ,allara haykırırken ( biz= ben + cenk+abim + aylin+ okulların açılmasıyla yuvaya dönen Gülşah  ) Teyzem ‘den bir telefon geldi :

-Eboş naber ?

-Aman nolsun Teyzoşum yaa ana yok baba yok başımızda.. Takılıoruz işte..

– Hımm bende Gülşahla konuştum o da sıkılıyomuş evde teyzesi filan olmayınca , ben de bi İstanbul’a gidip çocukları dolaşayım dedi.

-Ayyy allahım sana şükürler olsun ,yoksa gelicek misin ,ayyyy çok sevindim yaa cansın sen cannnn

-Karar vermiştim , kararımı uyguladım acaba ben İstanbul’a gelmiş olabilir miyim kiii???

-Teyze !! Teyzeciğimmmmmm!!

(Ayçecik “hayat sevince güzel ”  filminde teyzesine koşar ,hatta bütün mahalleliye sevgi dağıtır ,sevgi dağıttıkça da masalara çıkar oynar.)

Dün akşam güzel bir organizasyonla teyzemler ,abimler ,Emre ve kızarkadaşı Ayşegül ( teyzemin oğlu + Gülşah’ın abisi , cool kişiliği sebebiyle kendisinden daha önce bahsetmemiş olabilirim ama O da İstanbul da yaşıyor.) hep birlikte bize geldiler.

Yemek ,çay hoşbeş derken teyzemler gitti abimler binbir yalvarışımız sonunda bizde kalmayı kabul ettiler. (abimin işi varmış gitmek istedi ,takla attım ,parande attım yetmedi amuda kalktım ,binbir şaklabanlık yaptım “kalamayız hayatım işim ” var dedi , son anda Aylin “ayy Muraaaat kalalım yaa” dedi , Abimin cevabı “tamam tatlım ,ama sabah çok geçe kalmayalım “.)

(Abişko gözlerimin içine bak!)

Herkes gittikten sonra pijamalarımızı giydik ,Cenk film izlemeyi önerdi. Ben başıma gelecekleri çok iyi bildiğimden “ama hepimizin ortak izleyeceği bi2şey olsuuun!” dedim.Kimse oralı olmadı?!..Sonra Cenk o muhteşem ötesi film arşivinden “James Bond “serisinin bilmem kaçıncı filmini izlemeyi önerdi, hepsi kabul ettiler o sırada benim olduğum koltukan cılız bir ses “ama ben James Bond izlemem ki?!”  Herkes aynı anda televizyona bakmaya başlamıştı!

( gıcıksınız! )

Yani Ayşecikle büyüyen , Gülşen Bubikoğlu’na ruhunu teslim eden ,Türkan Şoray’ı bayık bulan ama Filiz Akın’a kalbini açan biri olarak 007 James Bond  benim neyime değil mi? Bizimkiler filmlerini izlerken ben kah internette sörf yaptım kah koltukta uyuyakaldım ama sabah enerjik bir şekilde uyanıp , 70’li yıllar müzikleri eşliğinde mükellef bir kahvaltı hazırlamaya başladım..

Güneşli bir pazar günü,ailemle kahvaltı yapıcaz, harika bir şarkı çalıyor derken  hemen havaya girdim , kırlarda döne döne çiçek toplayan Reyhan kız  gibi masanın etrafında dönerek peçeteleri katlamaya, çatal bıçakları yerleştirmeye başladım.Bu arada herkes uyandı ve teyzemle Gülşah’ın da gelmesiyle kadro tamamlandı .

Harika bir güne hep birlikte başladık,sonra facetime’la annemlere bağlanıp , çay bardaklarımızı ekrandan tokuşturduk (Neşeli Günler filmindeki turşucu ailenin çocuklarının eşit miktarda bölünerek anne babaya paylaştırılmasının ardından, kardeşlerin yıllar sonra bir araya gelmeleriyle  pastanede gizli gizli buluşup ” şimdi de kavuşmamızın şerefine gazozlarımızı havaya kaldırıyoruz “diyen martı kaşlı çocuk gibi anlattım değil mi..Bu arada bugün Türk Filmelerinden gidiyoruz, hayırlara gelsin..) 3G sayesinde birlikte kahvaltı yapıyor gibi olduk ,böyle de teknolojik bir aileyiz işte 🙂 Annemgil babamgil iyiymiş soranlara selamları var 😉

İşte böyle bir pazar günü sonunda bir haftayı daha bitirdik. Harika bir hafta bizim olsun , yarım kalan işler jet hızıyla tamamlansın , beklenen haberler beklenmedik anlarda şaşaasıyla gelsin ,mutlu sonla biten Türk Filmleri gibi yüzlerinizi güldürsün bu hafta 😉 Mutlu haftalaaar 🙂

Haftasonu Enerjiniz :)

Standard

Harika bir cuma günü sizin olsun , okulda büyük bir ciddiyetle İstiklal Marşı’nı okuyup ,marş bittikten sonra sağa sola dağılan enerji bombası çocuklar gibi nereye koşacağınızı şaşırın 🙂 Bütün önemli işler bugün bitsin , önemli kararlar bugün verilsin ve hafta sonuna bommmmba gibi girilsin..Gezmeden gezmeye koşun , sevdiklerinizle sevgi sellerine boğulur , ha “yok ben evde oturmayı tercüih ediyouurum” diye ağzınız gözünü ayrı yere gidiyorsa  , evinizin huzuru devam etsin , TV.de bile en çok özlediklerinizi izleyin..Pazartesiye kadar enerji depolayalım , zaten pazartesi sabahı şarjımız yine bir çubuk kalacak 😉

Neşeli günleeer!

Sevgi Sellerinde Boğulur Ebrashca :)

Standard

Çekimin yankıları sürüyor.. Yani bu kadar rağbet göreceğini bilseydim taa en başından yazardım yahu..

Daha yazıyı yayınladım 5 dakika geçmeden telefon çalmaya başladı , arayan hemen lafa giriyor;

“Kızııııım hayırlı olsun nooluyooo?!?!?! ”

” Eboooooooooooooo?!?!?!? delisin kızım yaaa manyaaaak!!”

whatsapp :

-Hemen anlat geberticem!

-Kız Eboo feysten gördüm ne çekimi gebertirimmm annaaatt!

-E tebrik ederim , bu kadar önemli bir olayı yazınlarından takip ederken gördüğüm için ayrıca tebrik ederim!

-Ebi ???!?! ( Nasıl bir dostluksa şu 3 harfin içinde neler gizlenmiş, “allahın cezası anlat yoksa küsücem” ! )

Twitter :

-Yuh diyorum sana!

( Buarada farkındaysanız kimseden bir merhaba arkadaşım ,selam?! , efendime söyliyeyim bir selamün aleyküm yok , herkes bodoslamasına lafa giriyor, yakınlarında olsam bana girecekler ?! )

Face messages:

-Sana gerçekten i-na-na-mı-yo-rum! Bu saat olmuş benim yeni haberim oluyor, ay ben her şeyim sana anlatırım yok yok valla bak kaç hafta olmuş daha yeni anlattın o da hususi bana diil yani ,umumi bir yazıdan görüyorum .. iş mi bu şimdi.. neyse annat bakiim neler oldu?! Orda mısın Ebi? (Aynen kopyaladım )

Yani arkadaşlarım diye demiyorum incelikten kırılırlar 🙂 Şaka bir yana tabii ki bunları yazanlar birinci dereceden yakın arkadaşlarım olup istedikleri gibi hesap sorar .Bunların yanında gayet kibar cümleler , hal hatır sorup “ay daha yeni duyduk çok oldu muuu??” diye şööyle bir geçerken uğrayanlar ve ” ayhh yani detay sormuyorum elzem bişe olsa çoktan anlatmıştın ” diyip tuhaf duygu selleri yaşayanlar  /yaşatanlar da oldu 🙂

Kısaca bütün gün hiç bir iletişim aracı farkı gözetmeksizin arayıp duran , haber almaya çalışan , telefonda anlattığım halde ikna olmayıp bi de whatsapp’tan “ayy kızım yaa hala inanamıyorum “diye işi duygusala bağlayan ,kaprisi tavan yapan ama anlatmaya başladığım an yumuşayıp bana kıyamayan tüm meraklı dostlarıma, yakınlarıma teşekkürü bir borç bilirim.. Beni sevgi sellerinde boğdunuz.. 🙂

( Boğdunuz yani bi geri durun arkadaşım yaa ! ..)

Yok yok güzel arkadaşlarım o kadar abartacak ya da işi duygusala bağlayacak , ” vay ben bunun kısa pantolonlu halini bilirim” lere gelecek bir durum yok, sadece eğlenceli güzel bir şey yaptık, inşallah güzel olur bakalım.. Bekleyelim görelim diyorum veee çekim konusunu burada balla kesiyorum 😉

Zaten bir şeye bağlanır da devamı gelirse mutlaka anlatırım , sizce saklayabilir miyim?! Aslaa 🙂

İşte böyle..

İstanbul’da sonbahar başladı artık.. Açık camlar kapatılıyor, ince hırkalar dolaplarda yerini alıyor , güneş var ama serin rüzgarlar  kollarımızı ısırıyor..

Güzel bir yaz geçirdik, inşallah kışımız da sağlıkla geçer..Son güneşli günlerin tadını çıkarın , pür neş’e bir gün sizin olsun efendim , umut dolu yarınlara 🙂